YAŞLANMAKTAN NEDEN KORKARIZ
İnsan, yaşlanmaktan neden çekinir?
Yaş almak, hayatın en doğal süreçlerinden biridir. Her geçen yıl ömrümüzden bir yaprak daha eksilirken, bedenimizde ve ruhumuzda zamanın izleri görülür. Aynada beliren bir çizgi, saçların arasına düşen beyaz bir tel, sabahları uyandığımızda biraz daha ağırlaşan adımlar…
Bunlar sadece yaşın değil yaşanmışlığın da işaretleridir. Ve yine de insanın bu sürece karşı koymaya çalışması belki de en kadim içgüdülerinden biridir.
Günümüzde yaşlılık, gizlenmesi gereken bir kusur gibi görülür oldu. Reklamlar, ekranlar, sosyal medya sürekli olarak genç kalmayı ve genç görünmeyi yüceltiyor.
Altmış yaşına gelmiş bir insanın otuz yaşındaymış gibi görünmesi başarı sayılıyor. Oysa sorulması gereken şudur: Bedeni gençleştirmek mi değerlidir yoksa ruhu diri tutmak mı?
Elbette, insan kendine bakmalı, özen göstermeli. Bakımlı olmak; insanın kendine verdiği değerin, yaşamla kurduğu bağın bir göstergesidir. Ancak bunun takıntıya, yorgun bir yarışa dönüşmesi bizi yaşamın özünden uzaklaştırır. Çünkü her yaşın kendine özgü bir güzelliği bir derinliği vardır. Gençlikteki coşku ve enerji ne kadar kıymetliyse orta yaşta edinilen deneyim ve olgunluk da o kadar değerlidir. Yaşlılık ise tüm bunların harmanlandığı bir bilgi birikimidir.
Gençliği yaşadık, orta yaşı yaşadık… Şimdi de bulunduğumuz yaşı tüm gerçekliğiyle kucaklamamız gerek. Ne eksik ne fazla. Ne geçmişe takılıp kalmak ne de geleceğin endişesiyle şimdiyi harcamak. Yaş aldıkça ruhumuzu taze tutmanın yolu da budur aslında: Kabullenmek, sevmek, her dönemiyle hayatı olduğu gibi yaşamak.
Kırışıklıklarımızı saklamaya çalışmak yerine onların ardındaki hikâyelere kulak versek… Belki de yaşlanmak artık korkulacak değil, iç huzur ile kabul etmemiz gereken bir geçiş olacaktır.
Kim tarafından beğenilmek istiyoruz?
Zamana, topluma, başkalarının bakışına mı? Yoksa gerçekten kendimiz için mi?
Aynada gördüğümüz yüz bize aitse her çizgisiyle barışmak gerekmez mi? Yaş aldıkça ruhumuzu genç tutmanın en güzel yolu, kendimizle dost kalabilmektir.
Ve belki de en sade mutluluk, olduğumuz hâliyle kendimizi sevebilmekten geçer.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



























































