YANILGILI DOĞRULAR
gökkuşağında bir elbise giydirdim sana
gözlerine deniz mavisini
saçlarına saman sarısını
sevgiyi kalbinin en derinine yerleştirdim
inan ki öyle güzel yakıştı ki her şey sana
dilim tutuldu bakar bakmaz
kör olacak gibi oldum
kır çiçeklerini kaküllerine yerleştirdim sonra
inci taneciklerini kulağına küpe olsun istedim
geçip karşına sonra bir çay demledim kendime
demini ben aldım tortusunu sana bıraktım
sonra kuşlar uçurdum göğün enginliğine
seni haykırsınlar diye sana söylesinler sevgimi
senin sevdanı içilip durulası dudaklarında ki o
lal eyledi beni dudaklarının lali ile kor aleviyle
kan doldurdum ciğerlerine tazelensin istedim
aldığın her nefes verdiğin her soluk bir isyan sanki
seli akıp durdu ayak uçlarıma benden uzak oluşunun
yoksun aslında gerçeklerimin içinde bir hayalsin
bir düş güzelisin her şeyle barışık bir arzusun
her şafakta tazelersin güzelliğin badesini barış suyuyla
demlersin şırasını koyu kesif mahzenlerde bekletirsin
duvarları loş kokusu küf solgun karanlığın içinde aşk
bakıp durur esmerliğin utangaç masumiyetiyle
solgun artık göğün bana bakan yüzü kırgın her dal
her yürek kendi kederine ağlar sokakların dili yalancı
yanıltıcı çığlıklar arsında kendini gizlemiş bildiğin doğru
her arayış yarının çağlayışıdır yarınlar başka yarınların
bu hayat oyunu yordu beni artık
teselliler avutmuyor sanırım hiç kimseyi
kime dokundumsa benden beter feryad etti âhıyla
kimi günah çıkardı baş başa kimi kaldı kendi günahıyla
her gün batımında bir hüzün dolar yüreğime de
gözlerim dalar ufuklara
kuşlar ağlar titrer sesim de
***













































