ANI
Giriş Tarihi : 19-09-2022 04:04

Tırcı Baba

Yazan: Nevin Aktekin Gülfırat - TIRCI BABA

Tırcı Baba

TIRCI BABA

Bir yardım derneği  olan "Şefkatder derneği"nin bir şubesi de mahallemizde bulunuyor.

Biz de mahalleli olarak elimizden geldiğince zaman  zaman  bu derneğe  ziyarette bulunuyoruz.

İşte bu ziyaretlerden birinde mahalleden de  tanıyıp yüzüne aşina oldugumuz   "Tırcı Baba" lakaplı bir  Bekir amcamız  var.

Bir ziyaretimiz sırasında  derneğin kapısının önünde rast geldiğimiz  "Tırcı Baba " elindeki sigarası dumanını  kederli bir şekilde tüttütürürken pek bir düşünceli gözüküyordu.

Kimbilir hangi hayallere dalmıştı.

Usulcana yanına gittim.

"Tırcı Baba  nasılsın iyi misin?

"İyiyim kızım sen nasılsın?"
"Çok şükür işte ne olsun  iş güç hayata devam ediyor işte!"

"Tırcı Baba kusuruma bakmazsan bir şey soracağım senin kimin kimsen yok mu  neden  buradasın?"

 Derin bir iç geçirerek;

"Kader kızım kader!"

"Bakma  sen şimdi benim  bugün üzerimde  gördüğün  şu eski püskü esbaplarıma bir zamanlar ben en pahalı en markalı  kıyafetlerden giyinirdim. Özel şöförüm bile vardı.

Merakla sordum;

"Ee  sonra ne oldu  ki?"

"Bizde kendi düşen ağlamazmış derler ya işte  öyle kızım!"

"Kandım."
"Kandırıldım..!"

Üzülmüştüm..!

"Peki Tırcı Baba   kim tarafından?"

"Kızım uzaktan gelmiyor darbe insana!
 İnsan en yakından yiyiyor  kazığı bende kendi abim tarafından dolandırıldım."

"Peki bu  nasıl oldu?"

"Ben kendi halinde bir şöfördüm.Biraz birikmişim vardı.

Zar zor  borçlanarak bir de kendime  ortak bulup bir  tır aldım.Bir zaman  sonra o ortağa hakkını devredip bir iki tır derken bir tır filosuna sahip oldum.

İşler güçler iyiydi.
Eşimde cocuklar da bende bu yükselişten haliyle memnunduk.

Güzel bir hayatımız vardı.

Bir gün bir kaza yaptım.Beni  acil hastaneye 
kaldırdılar. Bu kazadan ciğerlerim de kan pıhtılaşması olmuş çok  kritik bir durumdaydım.

"İyilesebilirdim de"
"Ölebilirdim de!"

Uzun zamandır görmediğim abim  kazayı duyunca ziyaretime gelmişti.

Onunla hasbihal ettik!

Abim  ziyaretime sonra ki gün de geldi. Beni böyle ziyaret etmesi hoşuma gitmisti.

Nede olsa karındaştık!

İşleri sordu.
İşlerimin  şimdilik kaldığını ve aksadığını kaza dolayısıyla  uzun bir süre ilgilenmemin   artık çok zor oldugunu söyledim.

Oda bana üzülme sen  "vekalet ver  bana ben ilgilenirim sen hastahaneden çıkana dek" dedi.

Ben:

"Abi iyileşip,iyileşmiyeceğim malum"deyince..

O da ,

"Dünyanın her hali var olur da  iyileşemezsen mal bölünmesin de mal ailede kalsın sonrasında  eşine gitmesin ben hem ailene bakarım kimselere muhtaç etmem " demisti.

Bizim oralar da töre böyleydi.
Mal kadına bırakılmaz, aile içinde kalmalıydı.

O an bu  çözüm bana  mantıklı geldi.Hem abim bana bir şey olursa  onlara  kol kanat gererdi.

Bende vekaleti abime verdim!

"Sonrası mı?"

"Ben mucizevi bir şekilde  iyileştim iyileşmesine de abim  verdiğim vekalet ile bütün malları üzerine geçirmiş ve sonrasında   mallarımın üzerine konarak, bana o malları bir daha da  geri  vermedi."

Yani  anlayacağın kızım  o benimle  ilgilenmelerinin  hepsi  göz koyduğu malımı mülkümü ele geçirmek içinmiş.

Verdigi sözlerde yalanmış..!

Çok zor durumda kaldım. Hanıma olanları anlattım.

Hanım ile de borçlar,  harçlar ve bu devir meseleleri  derken ters düştük.
En sonunda bunaldı.

Hergün kavga eder olduk!

Zaten içine de  dert edinmiş madem bana güvenmiyordun neden benimle, evli kaldın madem  senin ailen abin ben de  el kızıydım  niye bu evliliği bunca zaman sürdürdün?
Şimdi git ne halin varsa gör deyip  ailesinin yanına sığınıp, bana boşanma davası açtı.
Ve  sonunda  boşandık!

Çocuklarda bana  tavır koyup küstü.

"Baba bizi hiç mi düşünmedin?" diye.
Varsa yoksa kendi  ailen, abin.
Bizde senin ailen degilmiydik bize güvenmeyip  herşeyi abone  teslim ettin bak ne hallere düştük diye!

Sonrası malum elde yok avuçta yok cigerlerimden ötürü  devamlı düzgün bir işte de  çalışamayınca da  buralara kadar düştüm.

Onun bunun eskilerini giyip, arada bulduğum bir kaç dal sigara ise bugünlerde  benim en  büyük  lüksüm oldu işte!

"Kızım insan ne oldum dememeli  ne olacağım demeli işte!" deyip sigarasını uzun uzun tüttürmeye de devam etti!

Söyleyecek çok şey vardı da ama olanlar olduktan sonra   desem ne fayda!

Ataerkil erkek egemenliğinin hakim olduğu bir toplumda kadının kaderi de bu değer görmemek,  kadın bir mal gibi görünülürken işte  ne adı sanı vardı  ne de bir şeylere  hakkı!

Her ne kadar içimden Bekir amcaya kızıp ilahi adalet yerini bulmuş desem de yine de üzüldüm bu haline!

Onu orada  derdiyle başbaşa bırakıp kendi yoluma gittim!

İşte böyle her insan bir hikaye  sayfalarını çevirip okuduğumuz kimi zaman da  kendimize  bir paye çıkardığımız.
Hayata dair!

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi