DENEME
Giriş Tarihi : 03-09-2022 01:34

Su...

Yazan: Hamiyet Su Kopartan - SU

Su...

SU

​​​​​​"Gidip de dönmemek, dönüp de bulmamak  var.” diye sevdiklerimizi Allah’a emanet ederek çıkarız yolculuğa. Bir şey olacaksa biz varken de olur; ama yokluğumda olursa Allah’a emanet edeyim, o korusun dercesine tedirgin oluruz. 

Sanki her zaman her şeye gücümüz yetiyormuş gibi biz yokken olacakları engellemek isteriz işte!

“Yolcunun işini Allah bilir.” diye gidenin ardından bakan, tedirgin olur bu kez. Tez gitsin tez gelsin diye arkasından su dökülür. Bir yere gönderilen çocuk, su kurumadan gelmelidir. Genellikle annelerin çocuklarına tembihidir su.

Her daim Allah’ın huzurundayız ama cenazelerimizi yıkayıp göndeririz. İsteriz ki huzurda temiz olsun, İlahi divanda dursun. Günahlardan, kirlerden arınmak, arındırmaktır. Temizliktir su.

Kabrini ziyaret ettikçe toprağını sularız ki üstündeki otlar, çiçekler yeşersin. Kuşlar rahatça içsin. Sadakadır su.

Bazen öyle kapılar vardır ki o kapıdan çıkınca artık bir kez daha o kapının çalınmayacağı, çalınsa da bir daha açılmayacağı bilinen kapılar. 

İnsanın içinde tortu, gözünde yaş bırakan kapılar… Kalbin zehrini gözün kusması,  gözyaşıdır su. 

Bazen yanmak, yanılmaktır su. Üstüne içilen bir bardak su. O bir bardaktan sonra alınan ders, çıkarılan sonuç, akıllanmaktır su.

Yedisinde neyse yetmişinde de o dediğimiz fıtrattır, huydur su. 

Tüm canlar, tüm canlılar için hayat kaynağıdır;  yaşamak, yeniden canlanmaktır su. Berekettir su, huzurdur su.

Dünyadaki tüm sıkıntılar su gibi aksın gitsin. Hayatımıza su gibi aziz insanlar girsin ve hep bizimle kalsın. 
Nasıl olsa “Su akar yolunu bulur”, kendimizi de hayatımızı da gözyaşımızı da suyumuzu da israf etmeyelim.

Ve’s-selam!

 

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi