SORUMLULUK
Eskiden büyüklerin öğretilerine, tecrübelerine verilen kıymet ile günümüz büyüklerine verilen kıymet arasında dağlar kadar farkın olduğu bir gerçeğin içindeyiz.
Bu gerçeğin böyle olması belki doğal bir evrimdir.
Zira eskiler bilgeliği önemserdi.
Eski bilgeler, çocukları ve gençleri başıboş bırakmaz; hayat tecrübelerini, hayatın gerçekliğini aktarmayı ihmal etmezlerdi. Çünkü ihmal edilen bir çocuk, bir genç, toplumun başına bela olmakla beraber aynı zamanda kötülüğün yuvasına da dönüşebiliyordu.
Bu sebeple kötülüğün, acımasızlığın, bencilliğin toplumda neşvünema bulmaması için azami gayret gösterirlerdi. Bu büyük bir sorumluluk olarak kabul ediliyordu. Bilgi, tecrübeyle yoğrularak hayata sunuluyordu.
İşlenmemiş, potansiyeli ortaya çıkarılmamış her insan bir yönüyle potansiyel tehlikedir.
Bu gerçeğin farkında olan eski büyükler, bilgece sorumluluklarını yerine getirmeyi ihmal etmezlerdi.
Yakup(a.s) bu sorumluluğun farkında olarak bütün torunlarını etrafına toplar, onlardaki büyük cevheri keşfetmeye çalışırdı.
Aynı hassasiyeti Yusuf(a.s) da uyguluyordu. İşe çocuklarla başlamak, onlara hayat merdivenini göstermek, çocuklara yapılacak en büyük iyilik olsa gerek. Eskiler çocukları manevi besinlerle besliyordu. Buna ruhsal, zihinsel, duygusal beslenme diyebiliriz. Şimdiki zamana baktığımızda çocukları daha çok alışveriş merkezlerinde görüyoruz. Çocukların midelerine çalışıldığı kadar ruhlarına çalışılmadığı bir gerçekle karşı karşıyayız.
Her insan işlenmeyi hak eder. Bu hakkı teslim etmemek büyük bir zulümdür.
Her insanın içindeki cevher aynı derinlikte olmayabilir. Bazı insanların cevheri su yüzeyindedir, kolaylıkla o cevhere ulaşılabilir. Fakat bazı insanların içindeki cevher, okyanusun dibinde gibidir. Oraya ancak büyük bir emekle büyük bir sabırla ve çok büyük bir tahammül ile ulaşılabilir. Azim, sabır, sebat ve emek ancak bilgelikle hayat bulur. Bu anlamda eğitim ticari bir meslek değil, ciddi bir sorumluluk olarak karşımıza çıkar. Eskiler bilgiliydi ama aynı zamanda bilgeydiler.
Bilgi, bilgelik olarak akla ve kalbe bir elbise gibi karakter olmuyorsa orada bilgi anlamsızdır. Hatta kötü niyetlere dahi alet edilebilir.
Her şey amacıyla anlamlı, verimli, geliştiricidir. Amacından yoksun her şey karanlık üretir. Bu bilgi de olsa böyledir.
***














































