FANTASTİK ROMAN
Giriş Tarihi : 13-09-2026 00:18   Güncelleme : 13-09-2026 01:15

Sonsuzluğun Frekansı 24 - Gölge Güçlerin Yükselişi / Mine Çağlıyan 

Mine Çağlıyan, SONSUZLUĞUN FREKANSI 24, GÖLGE GÜÇLERİN YÜKSELİŞİ   

Sonsuzluğun Frekansı 24 - Gölge Güçlerin Yükselişi / Mine Çağlıyan 

SONSUZLUĞUN FREKANSI 24 GÖLGE GÜÇLERİN YÜKSELİŞİ                    

                                4.BÖLÜM

                               YANGİLER

                         KARTALLAR DİYARI

DÜNYA ORDUSU DİYAR’DAN    AYRILDIKTAN SONRAKİ SAATLER

Diyar’da yaşlıların duasından başka bir ses duyulmuyordu. Onların etrafında toplanmış insanların her biri de kendi inancına göre savaşa gidenler için sessizce dua ediyordu. Sonunda yaşlılar duayı bitirdiler fakat diğerleri yavaş yavaş kalkıp uzaklaşırlarken onlar yerlerinde kalıp meditasyona başladılar.

Mevhibe, bir türlü zihnini susturup odaklanamıyordu. Bir şey fena halde canını sıkıyordu ama bunun kaynağını bulamıyordu. Kendi zihnini taramaya başladı, farkında olmadığı bir şey görmüş olabilirdi. Bu da işe yaramayınca sessizce ayağa kalktı ve o sırada koşarcasına oradan uzaklaşan Korya’yla Minel’in peşine takıldı. İkisi de Mevhibe’yi fark etmişlerdi, hemen durup onu beklediler.

Korya, “Ne oldu Mevhibe teyzeciğim?” dedi, Mevhibe soluk soluğa yanlarına vardığında.

— Gelin benimle çocuklar.

Herkesten yeterince uzaklaştıklarında Mevhibe durdu ve ancak etraftaki enerjileri dikkatle tarayıp güvenli olduğundan emin olunca kıyıda bir yere oturdu. Korya ve Minel, büyük bir sabır ve anlayışla Mevhibe’yi beklemişlerdi. O oturur oturmaz da hemen tam karşısına geçip oturarak meraklı gözlerini ona diktiler.

— Herkes gidince bir şey değişti ama ne bilmiyorum. İçimde bir sıkıntı var.

“Büyücü yaşlıları.” dedi Minel hiç düşünmeden.

“Yangi kraliçesi gidince rahatladılar. Mevhibe teyzeciğim, belki sen de o anda tanımlayamadığın bir şey görmüş ya da farklı bir enerji algılamışsındır ve sonra bu aklına takılmıştır. Peki diğer şaman yaşlıları bir şey hissetmediler mi?” dedi Korya.

— Bilmiyorum. Sanırım onlar büyücülere gereğinden fazla güven duydular. Ben hep biraz şüpheliydim bu hızlı gelişen iş birliğinden. Peki siz? Görü mü yoksa sizinki de yalnızca bir his mi?

“Büyükannem fark etmiş, gitmeden beni uyardı ama umutsuz değildi onlar için.” dedi Korya.

— Naif olmanın zamanı değil Koryacığım. Sırtımızdan bıçaklanmayı bekleyemeyiz. Büyücüler, çağlar boyu karanlıktan beslendiler. Boleslav’la birliktelikleri ve Yangi gücüyle haşır neşir olmaları…

Mevhibe sustu, o anda aklına gelen bir şey yüzünden tedirgin olmuştu.

“Yangilerin karanlık tarafı daha çok ilgilerini çekmiş olmalı diye düşünüyorsun, değil mi teyzeciğim?” diye araya giren Minel’di.

“Evet, tabii ki ve bu da çok doğal ama şimdi düşününce… Bence her şey çok daha eskilere dayanıyor çünkü aklım birden kara şamanların büyücülere dönüştükleri o ilk zamana gitti. Yangi gücüyle söylediklerinden çok daha önce karşılaşmış olmaları mümkün değil mi? Kazılarda buldukları altın taş hikayesi bana pek inandırıcı gelmemişti ve eğeröyleyse tek bir seçenek var.” dedi Mevhibe.

“Lady Purple!” dedi Korya, “Onun da Yangi olduğunu düşünüyorsun.” diye devam etti.

— Yangiler tarafından Dünya’dan kovulduğunu biliyoruz. Peki neden bu kadar tehlikeli bir kadını yok etmeyi düşünmediler? Dünya’da o dönemde ya da daha eski zamanlarda var olup sonra yok olan insanlık dışında başka bir medeniyet daha yoktu ki. Evrenimiz var olduğundan beri yalnızca Yangiler vardı. Evet! Lady Purple kesinlikle Yangi olmalı ve bu yüzden de onu öldürmediler.

-Devamı için tıklayın 

***

Editör: Deniz İmre 

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi