SESSİZCE GÖMÜN BENİ
Gençliğim aktı gitti, söndürdüler çağımı.
Ak saçımla süpürdüm, dökülen yaprağımı.
Artık rahat bırakın, örteyim toprağımı.
Yeter cana tak etti, incitmeyin şu teni.
Ağlamayın sakın ha sessizce gömün beni.
Aklınız neredeydi, esti kavak yelleri,
Gösteriniz bittiyse, indirin perdeleri.
Haklı buldunuz her zaman, o bu diye elleri,
Şimdi desinler size, nedir bunun nedeni,
Ağlamayın sakın ha sessizce gömün beni.
Sırtımdaki ağırlık, kim takar ki boynuna,
Sığamadı ne kızın ne de oğlunun koynuna,
Sanmayın yenik düştüm, zalimin oyununa,
Bu dert bende eskidir, asla değildir yeni,
Ağlamayın sakın ha sessizce gömün beni.
Birgün başa kakmadım elimin emeğini,
Taş ocakta pişirdim, bölüştüm ekmeğimi,
Haram katmadım süte, verdiysem emziğini,
Hani nerede vefa, incittiniz bedeni,
Ağlamayın sakın ha sessizce gömün beni.
Ben böyle yıkılmazdım felek sille vurunca,
Evlatlarım düşürdü, sinsi tuzak kurunca,
Ulu bir çınar idim, dallarımı kırınca,
Sen de öyle düşersin, Rabbim korusun seni,
Ağlamayın sakın ha, sessizce gömün beni.
Garip Gül der, zarıma kalkar ise kaşınız,
Bir gün gelecek elbet, sizin de o yaşınız,
Attığınız taşlara, mutlak değer başınız,
Etme bulma dünyası, gelir bulur edeni,
Ağlamayın sakın ha, sessizce gömün beni.
***
















































