SEN
Senden sonra toparlayamadım boşluğunu
Herkes biraz kayboldu,
Bir o kadar rüzgâr uzaklara savurdu.
Senden önce yüreğin gidiyordu
Sonra sen,
Ayak izlerine benden habersiz gözlerimden yağmur düşüyordu.
Senden sonra
Seni ben çok aradım varlığının olasılığı bütün yerlerde
Ama senin haberin yoktu.
Ben seni herkeste çok aradım
Ama bir türlü seni bulamadım.
Sana çok benzeyeni senin yerine koydum.
O kadar uğraştım sen oluversin istedim. Ama senin tadını alamadım...
Demir dövdüm hasretimde
Yaktım anıları bilmem kaçıncı yanık derecesinde.
Söndüremedim sana olan sevdamı,
Tufanlar kopsa da yüreğimde...
Söküp atamadım seni içimden kayısı çiçeğim,
Kördüğüm ile ilmiklenmişsin benliğime.
Nasıl bir şeysin böyle?
Seni ne dünyalara sığdırabiliyorum ne de avucumun içine.
Aşk ne diye sordular,
Gözlerini anlattım, masum çocuklara.
İsmini haykırdım içimde bağıra bağıra dağlara taşlara.
Ne uzaklar eskittim ben sana bakar iken
Tam karşına geçip gözlerim ile seni çok seviyorum diye kaçıncı kez bağırdım.
Sen duymadın senden başka kimse de duymadı.
Bu böyle hiç iyi olmadı.
Bende sen duymuyorsun diye senin yüreğinde kendi ölümüme ağladım.
Ben seni yaşadım kayısı çiçeğim, senin olmadığın yerlerde.
Ben sensizliği yaşadım benden başka birine gülümsediğinde.
Seni bir kere kaybettim
Sırasıyla herkesin yüreğinde birer birer öldüm.
Sonra seni bir gördüm nefes alabiliyor olmama güldüm.
Seni öyle uzaktan sevmenin güzel yanları da var.
Hesap vermiyorsun,
Kapris çekmiyorsun,
Bir beklentin olmadığı için
Hayal kırıklığı da yaşamıyorsun.
Sadece seviyorsun.
Özlüyorum da tabii
Bazen ölümü
Bazen geceyi
Bazen güneşi
Özler gibi.
Merak da ediyorum tabii
Neler yapıyorsun,
Ne düşünüyorsun,
En çok da neyi düşünüyorum biliyor musun?
Acaba hani sen benim hiç aklımdan çıkmıyorsun ya
Ben de senin aklına hiç ggiriyormuyu.
En çok onu merak ediyorum kayısı çiçeğim...
Senden tek isteğim
Sakın benden önce ölme olur mu?
Ben bir daha kaldıramam senin yokluğunu...














































