DENEME
Giriş Tarihi : 23-12-2024 12:14   Güncelleme : 23-12-2024 16:29

Ruha Yolculuk / Sabahat Sarıca

Sabahat Sarıca -RUHA YOLCULUK

Ruha Yolculuk / Sabahat Sarıca

RUHA YOLCULUK

Keşfettiniz mi ruhunuzdaki o engin derinliği, onu anlamaya çalıştınız mı?

İnsan zulmeder mi, bedenindeki misafire, dünyanın kirleriyle bulandırır mı suyunu?

Ruh bir deryadır. Ne kadar büyük bir derya, alabildiğine sonsuz, bir ucu  kalubelaya uzanan uzun derya.

Biçilmiş bedene uygun ruh, tenin rengine uyumlu gözler ve saçlar. Sabrına göre dağ…

Uyumsuz olan nedir ki?

Beden ruha tutunur, ruh Yaradan’a. Beden insana yaslanır, ruh Yaradan’a. Gözler dünyaya bakar, ruh sonsuz âleme. İnsan insana güvenmek ister, ruh sonsuz Yaradan’a. Dil küfrü söyler, ruh hakikati...

Ne beden senin ne de ruh. Fıtratından uzaklaştırılmaya çalışılan ruhun etrafını saran, karanlıklar da gölgelerle savaşan silahşör gibi boşa kılıç salladıkça; umudunu, inancını kaybeden yitik bir ruhun yükünü taşıyamaz. Dar gelen dünya değil, dünyanı daraltan insanları hayatına alman, geçici dertlerle dertlenmen.

Dertlenelim, dertleşelim... 
Gerekirse çocuklar gibi bir kenara çekilip nazlanalım, ağlayalım. Allah sadece korkulan, cezalandıran yaratıcı değildir. Allah, kulun nazını sever, hatasını affeder. Kuluna aşıktır. Dertlendirir; kendini hatırlatır. Sıkıntı verir; bekler dua dua yükselmesini.

Sonsuz âlem de bir dünya, o dünya içinde insan, insan içinde derya. Bu kadar sonsuzluk içinde küçücük kalbine sığdırmaya çalışılan, dünyalar. 
Silkinin!..

Editör: Suna Türkmen Güngör

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi