ÖZLEDİM
Benden uzaklarda kalan bizim ellerin
Yaz ile baharını, kışlarını özledim.
Baharda güzeller başına kor çiçekleri,
Lale, sümbül, mor menekşe güllerini özledim.
Buğday tarlaları salınır deniz gibiydi,
Kuzuların oğlakların otlak yeriydi,
Dağları ovaları bin bir türlüydü,
Katar katar geçen turnaları özledim.
Giyinir kuşanırdı güzeller Beri yolunda,
Karakoyun ak sütüyle dönerler sitil kolunda,
Gençlerin volta zamanıydı köyün önünde,
Efil efil esen akşam yellerini özledim.
Biraz karanlığın mor ötesini
Dam üstü serilen yer sofrasını,
Uzaklardan gelen garip baykuş sesini,
Seher vakti öten keklik seslerini özledim.
Haziran, temmuz, ağustosun ayları,
Üzümün, incirin,fıstığın kokusu alır her yanı,
Mercimek, buğday, arpanın harman zamanı,
Boş fırezin tozunu, toprağını özledim.
Eylüldedir bağ ile bostan bozum zamanı,
Bal ile pekmezin kokusu sarar her yanı,
Bizde buna derler eve girme zamanı,
İlk düşen güz yağmurunun kokusunu özledim.
Gurbetten dönerlerdi hasret yüklü babalar,
Kurulan soba ile sımsıcaktı yuvalar,
Dünyanın yükünü sırtlamış ana gibi analar,
Unlu bileklerin pişirdiği ekmek kokusunu özledim.
Yıldız der değişti kültürümüz, tarzımız,
Yok olup silindi gitti dostluk ile bağımsız,
Yüzümüze kapısını kapattı giden çağımız,
Ayda bir gelen namelerle mektup kokusunu özledim.













































