ÖLÜMÜN KEŞİF KOLLARI
Başın ağrıdı, dişin sızladı, canın yandı
Pişmanlıkların vardı, ciğerini dağladı.
Yazık olan gençliğine gözlerin ağladı,
Ölümün keşif kollarıydı, sen anlamadın!
Simsiyahtı saçların, bak şimdi aklar düştü
İnci gibi beyaz dişlerin, bir bir çürüdü.
Sen yanıldıkça şeytan, sinsice kıs kıs güldü
Ölümün keşif kollarıydı, sen anlamadın!
Kulakların duymaz, gözlerinse görmez oldu
Aklın ermez, dilin dönmez, fikrin yetmez oldu
İki kelamı bir araya getirmez oldu
Ölümün keşif kollarıydı, sen anlamadın!
Koşardı ayakların, artık yola yük oldu.
Dimdik yürürdün eğildin, belin bükük oldu.
Zaman geçti, yüzün gözün salya sümük oldu
Ölümün keşif kollarıydı, sen anlamadın!
Yorulmak bilmeyen dizinde, derman kalmadı.
En iyi bildiğine bile aklın sarmadı.
Aklın şaştı, gözün kamaştı, kulağın duymadı
Ölümün keşif kollarıydı, sen anlamadın!
Bitmez sandığın ömür, çabucak nasıl bitti.
Seni en çok sevenler, hani nereye gitti?
Malın, mülkün, çocukların hepsi de terketti,
Ölümün keşif kollarıydı, sen anlamadın!















































