ŞİİR
Giriş Tarihi : 24-06-2024 16:40

Öğret Canın Seveyim / Şükran Güneş

Şükran Güneş -ÖĞRET CANIN SEVEYİM

Öğret Canın Seveyim / Şükran Güneş

ÖĞRET CANIN SEVEYİM

Sevda nasıl bir şeyse, öğret aklın seveyim,
Harften bildiğim azsa, bellet tanın seveyim...

Acep nerden başlasam, boğaz mazi tortusu 
Neşter atar yutkunsam, emlet sargın seveyim...

Küçük gelin de zincir, altın kemer tasmadır,
El kiri başta taçtır, söylet sanın seveyim...

Zılgıtlar kan peşin de, tam da kızıl kıyamet,
Ödümün tümü korku, defet saklın seveyim..

Yarım asır nerdeydin, her an seni aradım,
İki ayrı ekseni, bir et hanın seveyim...

Dışım güldür ayna da, içim sırrın da gizdir, 
Kalbini aç gün eşin, seyret tavrın seveyim...

Huzur zindan da esir, zincir vurmuş elalem,
Saçıma yıldız kaçmış, şems et şanın seveyim...

Başım da şefkat ağlar, gurbet ümüğüm sıkar,
Rahmet damlatan ağyar, bahşet kârın seveyim...

Hicret aşkın yoludur , arife tarif gerek,              
Ateştendir bu kalbim, kül et harın seveyim...

Matem kokar cemreler, ermez yaşlar sinlere, 
Geçit vermez çoraklar, terk et bağrın seveyim...

Kalbim hüsran dokusu, tıkandı hicret yolum, 
Teklik ette tırnağım, kahır et bahtın seveyim...

Donmuş dehşet içinde, baskın yiyen gözlerim, 
Tuzdan kaçamaz oldu, nur et şavkın seveyim...

Eğer ilmin yeterse, kalben beni sen güldür,
Bilmez misin yoksulum, var et taynın seveyim...

Ben töre belasında, muhtaçtım can suyuna, 
Kaç asır kaçak gezdim, bark et hanın seveyim...

Kurt postu ile kaçtım, kul köle zindanından,
Diş döktüm kan gölüne, bent et çarkın seveyim...

Sen sevda öğretenim, kurbanım tek harfine,
Pirim demezsem sana, zul et tavrın seveyim...

Pamuktan yürek serdim, kozamdan yorgan sana, 
Gül'den yastık olmazsam, kul et tanrın seveyim...

Güneşçe' yim nem kaldı, sen yerine alsın rab,
Senden geçer mi yürek, öğret canın seveyim... 

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi