ŞİİR
Giriş Tarihi : 07-04-2026 17:36   Güncelleme : 07-04-2026 17:38

Nisan Sabahı / İzzet Özpolat

İzzet Özpolat -NİSAN SABAHI 

Nisan Sabahı / İzzet Özpolat

NİSAN SABAHI 

Kaç mevsim sustum içimde,
Yine gelen bir nisan sabahı,
Adını söylemek için.
Dilimde kuruyan bir dua gibi bekledim seni.

Zaman geçmedi aslında.
Sadece ben eskidim,
takvimler değil.
Yüreğimin yaprakları sarardı birer birer,
Bir nisan yağmurunda.

Her sabah aynı yokluğa uyandım,
Perdelerin arasından izledim,
Güneş'in uyanışını,
İçime hiç gün doğmadan,
Nerdesin çığlıkları arasında.

Kapılar çalınırdı bazen, rüzgârı sen sanırdım.
Oysa rüzgâr bile vefalıydı.
Gelip geçerken iz bırakırdı yüreğime,
Senin sesini hiç duymadan.

Ne tam ağlayabildim
Ne de gülebildim ardından.
Yarım kalmış bir hayatın,
eksik cümlesi oldum ben,
Gönül dağının engin ovasından. 

İçimde açan çiçekler,
Solmayı senden öğrendi.
Her bahar biraz daha
toprağa gömdüm umutlarımı,
Duygularımın kuytusunda.

Sen…
Hep bir ihtimal kadar uzaktın.
Bir belkinin arkasına saklanmış.
Kanadı kırık kelebek gibi
Bağrıma kondun.
Zamansız, amansız gelen sevda mevsiminde.

Şimdi saatler işlemiyor,
Samanyolu denen aşk diyarında.
Özlemin ağır adımlarıyla sürünüyor.
İçimdeki yüce hicran dağında.

Ve ben,
Her nisanın sonunda değil artık
her nefeste biraz daha
siliniyorum senden.
Her adımda bir daha üşüyorum,
Ayaz vurmuş, gülistan bağında.

Eğer bir gün bulamazsan beni,
bil ki o gün;
ben de çoktan gitmiş olacağım
kendimden,
Ölü ozanlar diyarında, seni bekliyor olacağım,
Yitik bir ömrün mezarlığında.

***

Editör: Bilgi Şakar

EditörEditör