METANET
İki bulutun çarpışması misali şimşekler çaktırıyor yüreğimde duygular. Köşebaşları soğuk. Gecenin karanlığı hırçın. Hastahanenin kasveti buz gibi çökmüş üzerimize. Bitmek bilmeyen yollar yorgun. Yolcusu sabırsız. Gökyüzünde yıldızlar küskün. Ay tutuklu. Sabırsız saniyeler saatlere bedel.
Hüzün mü, acı mı, korku mu bilemedim. Şimşekler çakıyor gecenin uhrevi karanlığına. Ruhumdaki sancı amansız. Gırtlağıma düğümlenen nefesim yorgun.
Yol uzun, yolcu suskun. Sükutu isyana durmuş belli. Can yangını amansız. Sürücü mü dalgın, yolcu mu? Cevapsız soruların muhatabı mı ıssız gecede sessiz saatler? Engin denizler gibi uzak mesafeler. Umudu, olmasa da iple çekercesine...
Yüreğime şimşekler çaktı bu gece. Fırtına öncesi sessizlik hakim. Zaman hislerimin avukatı. Yalnızlık girdabında darağacı kurulmuş. Hüküm veren mi, savunan mı galip? Göreceli bir kavram. Hüküm veren haklı ise galip. Haksızsa mağlup. Vicdan terzisi şaşmaz. Hakk terazisidir çünkü o.
Ne yollar tükendi, ne yolcu geldi. Yörüngesi değişti belli ki. Çarpışan yıldızlar kaydı mı ne! Yine gönül sessiz gecelere elveda dedi. Beynimde uğultu, yüreğimde umuttu. Yolcu yoluna gidedursun, biçare gönlüm suskun yuvama yol alırken, yastıklar başıma neden küskün?
Hani zaman ilaçtı, bulanık sular durulurdu? Hani yaralar kabuk bağlardı? Neden kanamaya durdu prangasız? Dağlar eğildi sabrına. Sabrı çetin ceviz gibiydi. Vefanın cisimleşmiş hali vücut buldu bakışında.
On altı yılın bakımını, yoğun bakıma emanet etmek, ciğerlerini söküp almak gibiydi. İsyana duran gözyaşları bendi yıkılmış akarsu gibiydi. Açılan barajın kapağı önünde ne durabilirdi ki!
Kaçınılmaz sonun yolcusunu bırakmak, o yolcunun uğurlayanı olmak ne çetin bir imtihandı. Gözlerinden akan damlalar yüreğime kor olup düşerken, sesindeki hıçkırık, sabrımın depremiydi. "Kurbanlık koyun gibi kaderine terk ettik" derken adeta son nefesini kusar gibiydi.
"Bekliyoruz" derken dilinden değil, yüreğinden tüm hayatını kusuyordu. Metanet dilemek öyle hafif ve basit ki. Rabbim denge senden, sabır ve metanet senden. Kaçınılmaz yolun yolcusu olmuşsa dönüşü yok artık.














































