KÖZÜ ÖZLEDİM
Bin telaş olurdu harman zamanı
Karardık yabayla sapı samanı
Yutardık o acı tozu dumanı
Genzimizi yakan tozu özledim
Toplanır harmanda düven sürerdik
Acıkır soğanla bulgur, aş yerdik
Aşağı çeşmede suda çimerdik
Eski baharları, güzü özledim
Döverdik sokuda bulgurla keşkek
Serilirdi akşam yatakla döşşek
Ne zaman dostlarla maziyi deşsek
O eski günleri bizi özledim
Çiğdeme giderdik çolukla çocuk
Olmazdı bir aba, bir kalın gocuk
Mis gibi kokardı sobada sucuk
Damağımda kalan izi özledim
Al yeşilli kızlar suya giderdi
Yârini görmekti bir tecik derdi
Gizli, gizli kaş göz, işmar ederdi
O eski adeti gizi özledim
Kılık değiştirir saya gezerdik
Türküler söyleyip mani dizerdik
Görünce kızları bakar süzerdik
Yüreğimi yakan kızı özledim
Galburla gözerle pusu kurardık
Konardı sığırcık hemen tutardık
Arap aşı eder zevkle yutardık
O eski lezzeti hazı özledim
Maziyi andım da gamlandım gene
Hasretle bakarım geçmişe düne
Kimisi Ayşeydi, kimisi Döne
O genç kızlardaki nazı özledim
Her türküsü hasret hüzün anlatan
Yaralı sinemi deşip kanatan
Gözümden yaşları bir bir damlatan
Neşet’in çaldığı sazı özledim
Toplanır yolardık hıyarla bostan
Hangisini deyip hepsi bir destan
Nicedir bir haber gelmiyor dosttan
Dosttan gelen bir çift sözü özledim
Dün gibiydi on üç, on beş yaşında
Pişerdi yemekler soba başında
Bir lezzet var idi ekmek aşında
Sobada kızaran közü özledim
Baharda al yeşil olurdu dağlar
Goruğa binerdi üzümlü bağlar
Çaylarda buz gibi suları çağlar
Suları çağlayan özü özledim
Kırşehir’dir benim vatanım ilim
Serilirdi yere halıyla kilim
Dalarım maziye yâd eder dilim
Dağînı taşını, dûzü özledim
Hazin hazin eser hasretin yeli
Bize vatan oldu bu gurbet eli
Yaş dolu kirpikler aratmaz seli
Okuyan dostlarım sizi özledim
Sıladan çıkalı çok yıllar oldu
Tükendi gençliğim gül yüzüm soldu
Za’ifi’m ömrümün miadı doldu
Bir top ak kefeni bezi özledim.













































