KIYIYA VURAN İZLER
Eski bir ceketin cebinde unutulmuş,
Bir kağıt parçası kadar sahipsiz şimdi zaman.
Üstü çizilmiş kelimeler,
Söylenememiş o ağır cümlelerin nöbetini tutuyor.
Bir şehri sevmek,
Sadece sokaklarını ezberlemek değilmiş.
Bir köşebaşında ansızın beliren o tanıdık kokuya
Yenilmeyi öğrenmekmiş meğer.
Avuçlarımda birikmiş bir sessizlik var.
Hangi kapıya vursam yankısı içime düşüyor.
Gözlerin,
Hiç gidilmemiş bir limanın en sakin suları,
Ben o sularda boğulmayı bile
Kupkuru bir kıyıya tercih ettim.
Penceremdeki sardunya mahzun,
Güneşin veda edişine alışamadı bir türlü.
Biz de öyleyiz işte,
Yarım kalmış bir şarkının en içli yerinde,
Susmayı umut sanmışız.
***














































