DENEME
Giriş Tarihi : 05-02-2026 21:53   Güncelleme : 05-02-2026 22:58

Kardan Adam Üşür mü / Yadigar Özyapan

Yazan: Yadigar Özyapan -KARDAN ADAM ÜŞÜR MÜ

Kardan Adam Üşür mü / Yadigar Özyapan

KARDAN ADAM ÜŞÜR MÜ

Camı bi açtım, lapa lapa kar yağıyor. Aman Allah'ım! Her yer bembeyaz, kar kaplamış her yeri. Duramam, duramıyorum, dayanamıyorum çıkmam lazım. Hemen giyinip kuşandım; çıkacağım arkadaşı da aradım,"Haydi gelin, çıkalım; kar yağıyor, harika bir hava var!”"Ya çok isterdim fakat dizi var.” Hayda gelemiyor! Dizi var. Üzüldüm ama ben duramam. Dizi her zaman var ama bu karı bir daha ne zaman görürüm kim bilir?

Karın keyfini çıkaran çocukların arasına karıştım. Kartopu oynadık, kardan adam yapmadan olur mu? Kocaman kardan adamı yapmak için epey uğraştık. Başına şapka, boynuna atkısını taktık. Akşam olmak üzere artık iç çamaşırlarımıza kadar ıslandık. Bir ara çocukların konuşmalarına kulak kesildim, “Kardan adam üşür mü?” Ay içim burkuldu. Nasıl masum bir soru bu? İçimdeki hırkayı çıkardım ve kardan adama giydirdim, “Artık üşümez merak etmeyin.” dedim. Çocuklar çok sevindi. Teşekkür ettim, vedalaşıp ayrıldık.

Akşam arkadaşlarları aradım, “Çok acil konuşmamız lazım.” deyince koşa koşa geldiler. “Ne oldu ne konuşacağız?” Telaşla, merakla soruyorlar hep bir ağızdan. “Konuşmak için bir şey mi olmalı, özledim işte sizinle sohbeti.” Sarıldık, koklaştık uzun zamandır sarılmamıştık. Çay, çekirdek, sohbet derken konu yine dizilere geldi. Konuşacak çok şey var ama olur mu dizileri kim konuşacak? Yine üzüldüm. “Bana dizini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim!”Aslını bilirsiniz, “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.”

Şimdi bakıyorum da bir araya geldiğimizde konuşacak konu bulamıyoruz. Diziler ve dizi kahramanları neredeyse tüm hayatımızı kaplamış; yoksa arkadaşımız, dostumuz kalmadı da onlar mı yerini aldı? Onlarla ağlayıp onlarla gülmeye mi başladık? Yoksa kızgınlığımızı, öfkemizi onlara mı kusuyoruz? Yoksa sevgilerimizi, özlemlerimizi onlar aracılığıyla yaşar hâle mi geldik? Bana dizini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Artık dizilere ve oyunculara göre karakter tahlili yapar hâle mi geldik? “Öyle Bir Geçer Zaman ki” ha o dizi ha bu dizi derken biz kendimizi yaşayamaz hâle gelmişiz. Dizileri kaçırmayayım derken hayattan neler kaçırdığımızın farkına varmamışız. Yine üzüldüm.

Pandemi dönemi birbirimizden koptuk sanki? Kopuş o kopuş. Bir daha toparlanamadık. Pek özlemiyor kimse kimseyi. Sosyal medyadan öğreniyoruz öğreneceğimizi. Kim nerede, ne yemiş? Kim hasta kim hayata veda etmiş? Görüşmek şöyle dursun, telefona bile gerek kalmadı. Bayramlar ve özel günler bile kopyala yapıştır mesajlara kaldı.

Diyorum ki biraz arkadaşa, dosta, sevgiye, sevgiliye, eşe-dosta zaman…

Haftada bir gün olsun televizyonları kapatıp aile, eş-dost günü yapsak. Bisküvi, çay eşliğinde hem de. Tombala, isim, şehir, adam asmaca oynasak. "Paylaşım" diyorum, "Paylaşım" Hep beraber, çoluk-çocuk, eş-dost, ebe-dede, akraba, kim varsa! Ne dersiniz?

***


Editör: Bilgi Şakar

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi