İKİ AYAKLI KÖR BIÇAKLAR
tanrının elinin değmediği
bir yere konmuştu,
sevgi,
ekmek.
en çokta savunmasız
çoçuklar,
kadınlar
ve dilsiz hayvanlar,
tanrının gözünün değmediği
bir yere konmuştu.
bütün,
kötü ruhlu kesimlerin sonu,
karanlığa açılıyor.
bir kadın;
çoçuklarının gözlerinde
lime lime kesildi,
kör bıçakların
argo sövgülerinde...
iki sokak ötede,
bir kedi,
korkunun avazında.
ayaklarından
birkaç ergen vicdana asılıyor,
kirli çamaşırlar gibi.
izbe bir harabede,
bir çocuğun hayalleri
çalınıyor.
açlık kol geziyor,
istirmarcıların kursaklarında.
söyle!..
tanrının elleri,
gözleri,
sesi nerede?
değmez mi?
kırmaz mı?
bu aç gözlü,
doymaz, kanmaz
iki ayaklı kör bıçakları.
söyle!..
duymaz mı?












































