GÖNÜL SÜRGÜNÜ
Gurbet vurdu kalbime, kundağım sökülmeden.
Bir damla ışık sızmaz, perdeler dökülmeden.
Zamanın çarkı döner, öğütür umutları,
Ruhumun üstündedir, kederin bulutları.
Hangi masal avutur bu suskun feryadı mı,
Kimseler bilmez artık bu garibin adını.
Gecenin bağrındayım, şavkım vurmaz dışarı.
Yitirdim bu kavgada, ebedi her başarı.
Kırk kapıdan geçtim de her biri kapalıydı.
Şu yalanın içinde her gönül yaralıydı.
Dedim, "vuslat ne yana?" dediler, daha uzak.
Her adımın başında, kurulu bin bir tuzak.
Yine de pes etmedim, tomurcuklar adına,
Bakarım her gün batımı, yaşamın tadına.
Karanlık saltanatı, sürmeyecek biliriz,
Toprağa düştüğümüzde, yeniden diriliriz.
Gidiyorum bu şehirden, hanlar size kalsın.
Bırakın ruhum artık o sonsuz nura dalsın.
Çekildim dünyanızdan, yüküm ağır gelmeden.
Gözlerimi kapattım, günahım eksilmeden.
***














































