FATMA KADIN
Hüzünlü kalpten bir gecede aktı yaşlar
Sessiz sesiz yağmura bırakıp gidiyordu gözyaşlarını yine bir kadın.
Adı Fatma
daha on üçünde evlenmiş,
on dördünde de önce kadın
sonra da çocuk anne olmuştu
Oysa o daha çocuk yaştaydı.
Oyuncak bebeklerine
hasretken
elinden kitaplarını
oyuncaklarını alıp
verdiler kucağına bebeğini
Fatma kadının...
Hayallerini duygularını
bir kör kuyuda boğdular.
Sevmediler Fatma'yı
oysa sevgiye aç
sevilesi kara kara gözleri
yumuşacık bir kalbi vardı Fatma’nın...
Sevgisiz kalpleriyle
el birliğiyle
gözlerindeki ışıltıyı
söndürmek için birleşti
tüm sevgisiz cellat kalpliler...
Nice geceler çok üşüdü
o çocuk
kalbiyle Fatma kadın.
Yine yağmurun yağdığı
bir geceydi
evinden çıktı dışarı
Açtı ellerini, sustu dili.
Yüreği avaz avaz konuştu
Rabbi'yle;
Kimsesizlerin kimsesizi
sana geldim derken;
aktı gözlerinden
damla damla yaşlar
Gök ağladı
Toprak ağladı
Yağmur ağladı
Onun bu kimsesizliğine.
Gökyüzü daha fazla sessiz
kalamadı
Fatma’nın feryadına.
Öfkeyle gürledi, gürledi
Gökyüzünün o öfkeli sesindekorkup
herkes evlerine kaçtı.
Sağanak sağanak rahmet yağdırdı
gökyüzü Fatma’nın üzerine
Avuçları rahmet doldu
İçinde bilemediği bir huzur
güç verdi çaresiz kalan ruhuna
Rabbim dedi
biliyorsun dedi
hamd etdi içinde ki sukûnete
Ve o gün Fatma kadın
kendi kaderini
kendi çizmeye karar verdi.
Sıyrıldı değersizlik elbisesinden
Susturarak korkularını
Rabbine sığınarak
Yanında çocukları koyuldu yollara.
Yol uzun,
Rab yardımcı
karanlıkların üstünü çizip
içinde bir umut,
bir bilinmeze doğru çıktı yola
Fatma kadın.
Ya Bismillah diyerek
Kara yazgısına inatla..!














































