ŞİİR
Giriş Tarihi : 08-09-2022 13:46

En Hasından

Şiir: Belgin Şimşek - EN HASINDAN

En Hasından

EN HASINDAN

Sevdik mi,
en hasından...

Gittik mi,
bir fincan kahve hatırına.

Gözlerimizi
 gözbebeğinin içine yerleştirdik.

Bakmaya cesaret edemedi, ses etmedik. 

Koştuk mu canımız acıya acıya.

Dar bir kalıbı inatla
ayağımıza giyip 
koştura koştura...

Tökezledik mi?
Her adımda... 

Sokaktaki
kaldırımda oturup 
çaresizce.

Yine kalktık yetişmek için 
sırf tebessümü solmasın diye, 
Esir ettik gülücüklerimizi
dudaklarının kıvrımlarına.

Çizdik mi resmini
kalbin tam duvarına?

Narasını, rızasını, azabını,
gazabını, bedduasını...

Rüzgara kılıf giydirilmez
öngüsüyle aklı kurban ederken meczup meczup.

Adem ile Havva'nın 
çiğnediği yasak elma 
gibi inadına inadına... 

Her ritmde; 
ahına, vahına, çığlığına, eyvahına, yasına
merhem olmak için.

Titreyen ellerimizle  
fırça nedir bilmediğimiz halde gökkuşağı rengini...

Biz sevdiklerimize,
kendine dar gelen  ne varsa,
Bedenini hapseden biriyiz.

Tıpkı kafesteki 
"kuşlar" gibi...

Şüpheye düşmedik, Kıyamadık, 
Kopartmadık  papatyaları yapraklarından seviyor mu, sevmiyor mu diye?

Yanağımızdan gözyaşları,
öyle böyle tuzlu bir damlacık sanma.

Bile isteye, buharında 
patladık kızgın lavların

Öylesine erite erite  yüzümüzün derisini, etini, 
şehrini dağıtıp

Bakılmaz, tanınmaz
hale getirene kadar
sevmek, nar olmak
yarda  yarılıp...

Öyle  değil mi?
Yüreğimde...

Hani ağacın ayrık lifi gibi 
yar sıyırmış yaraları de...

Hani son arzun diyor
şimdi de

Ömre beş kala
deli öfkemin sıcaklığında
Bir de şahlanarak
 at üstünde dolu dizgin.

Aklını vicdanını susturan  
cüretkarca çullanıyor,
Düşe kalka yerden topladığım hâyâl kırıklarıma.

Rüzgarıyla
alevlerimi daha da parlatan yetki istiyor 
gıyabında de...

De!
Kandıra kandıra... 

De!
Amansız, zamansız
sorunsuz, cevapsız
yarımsız...

Ağaçtaki ham meyvanın  güneşte kavrulup lezzete durduğu gibi.

Yana yana...
Kavrula kavrula...

Hayat ve ölüm arasındaki
yar parçasını unutarak.

Solgun resimler gibi,
yalancı mevsimler gibi.

Sen beni boşuna yaratmadın Mevlam... 

Bir daha yaşanmayacak yılları boşuna tükettirmedin...

Sen bu yükü boşa yüklettirmedin 
Mevlam.

Dünyaya asi,
kendine yük,
aşka ibretlik.

Biz daha ölmedik mi Mevlam? 

Biz hala nefes mi alıyoruz ?

Sana tefekkürüm...
Sana tezzekkürüm...
Sana teşekkürüm...

Biz daha ayakta mıyız
Mevlam?

Halen yaşıyor muyuz? 

Biz  yaşıyor muyuz?
Yaşıyor muyuz 
En hasından?

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi