ŞİİR
Giriş Tarihi : 27-11-2024 17:25   Güncelleme : 27-11-2024 19:51

Duvardaki Gölge / Yılmaz Pirinççi

Yılmaz Pirinççi -DUVARDAKİ GÖLGE

Duvardaki Gölge / Yılmaz Pirinççi

DUVARDAKİ GÖLGE

Sokağa bakan son pencereyi de kapadı gün akşama vururken
Şimdi içeride yalnız o
bir de duvarlarda yürüyen gölgesi kalmıştı adamın
Saçlarının kırılmış uçlarında titriyordu elleri 
Mühürlenmiş dudaklarından artık tek bir söz düşmüyordu onunla ilgili
En son bedduaları da çiğnemişti dişlerinin arasında büyük bir keyifle
Ve artık bir gülümsemenin ardına gizlenmeyecek kadar sahiciydi
Geber, dediği

Çok hikaye dinlemişti celladına aşık insanlarla ilgili
Ama aşığın bir cellada dönmesi sanki yalnız ona özeldi

Kocaman masanın bir ucuna ilişti sessizce
sigarasından çektiği ilk nefesin ardından
Derin bir öksürük nöbeti tuttu boğazını 
İkinci nefesi çekmeden söndürdü sigarasını
Yine okkalı bir küfür savurdu duvarda hala gülümseyen gölgeye
Bir daha ağzına almayacağı kelimelerle dövdü adamı
Geçmedi öfkesi
Uyuttu, uyudu
Uyandı, uyandırdı

Her an bir başka maske taktı duvardaki gölgeye 
Ağzına ateşler düşürdü 
Gözlerine kıvılcımlar 
Bir, yılan oluyordu bazen boynundan aşağısı 
Bazen pislik içinde yüzen bir domuz 
Bazen yavrusunu yemiş bir timsahın kaygan zırhını giydiriyordu adama 
Bazen de yüreğinin orta yerine düşmüş mermi gibi
iki damla tuz yakıyordu yanaklarını

Öleceksin diyordu içimde
Öleceksin
Kendimi öldürsem de

Nefreti paslı bir hançer gibi yüreğinde, yalnız korkaklar taşır

Bilmiyordu.

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi