DÜNYALAR ARASINDA /CHIHARU SHIOTA
(İstanbul Modern, CHIHARU SHIOTA, 6 Eylül 2024-25 Ocak 2026)
Sergi Küratörü: Öykü Özsoy Sağnak
Asistan Küratör: Yazın Öztürk
Eser Kayıt ve Sergi Bölümü : S. Gözen Müftüoğlu, Serkan Terzioğlu, Erkul Gönül, Dilara Ulu, Cemil Dişbudak
Mimar: Çağdaş Bezirgan
Chiharu Shiota Kurulum Ekibi: Athina Tsantekidou, Maki İshi
Son yıllarda beni bu kadar etkileyen bir sergi sanırım olmadı. O nedenle sizlerle de paylaşmak istiyorum."
Sanatçının 'Dünyalar Arasında' adlı kişisel sergisi, 'ara bir yerde olma duygusunu' odağına yerleştiriyor. Shiota, serginin kavramsal çerçevesini kurgularken İstanbul’un Asya ve Avrupa arasındaki konumundan beslenmiş. Ayrıca İstanbul Modern’in kentin tarihi limanının da yer aldığı Karaköy’de konumlanmasından da ilham alıyor. Sanatçı: limana yaklaşan ve limandan ayrılan gemiler, bu gemilerde seyahat eden yolcular ve onların hikâyeleri ile kendisinin Japonya’dan Almanya’ya göç hikâyesi arasında ilişki kuruyor.
İstanbul Modern’deki yerleştirmesinde tüm sergi salonunu ağ benzeri kırmızı ipliklerle saran sanatçı, bavulları da bu kütlenin içerisine yerleştirerek "yokluk içinde var olma" temasına vurgu yapıyor. Burada kullandığı renk kırmızı; damarlardaki kanı ve hayatın akışını temsil ederken metaforik olarak insanları, duyguları ve anıları birbirine bağlıyor.
Dünyalar Arasında sergisi, izleyicilerin kendi yaşamlarını, anılarını ve ilişkilerini daha evrensel bir insanlık tanımı içerisinde düşünebilecekleri bir tefekkür alanı kurguluyor. Ve iplikleri kullanarak yarattığı evren, sadece görsel olarak etkileyici bir mekân sunmakla kalmıyor, insanın iç dünyasının labirentini keşfetmesi için bir davet niteliği taşıyor."

Elbette her sanat eseri, sanatçının zihninde doğar ama seyredenin kalbinde de yeniden şekillenir; izleyici eserde kendini bulur ve kendi yolculuğuna çıkar.
İnanın bu sergi de insanı kendi yolculuğuna çıkartıyor. Benim kişisel deneyimim kan damarlarımın temsil ettiği iç dünyamda gezerken buradan dış dünya ile nasıl ilişki kurduğumu, henüz iç dünyamda keşfetmediğim, açılmayan alanların olduğunu fark ettiğim ve her ne kadar dış dünyadan özgürleşsem de tam özgürlük için iç dünyamdaki tüm kapalı bavulları açma cesareti göstermem gerektiğine dair farkındalığım oldu. Genelde dış dünyadan iç dünyaya bakarız ama bu sergide iç dünyanızda gezinirken dış dünyayı değerlendirme fırsatını yakalayabilirsiniz.
Eğer yolunuz İstanbul’a düşerse kaçırmayın derim.
***















































