DÖNGÜ
Kentin kaldırımlarında koyu bir kalabalık var. Gidiş ve geliş hâlinde kaçamak bakışlarım. Sürgün edilmiş bir kalbin ıssızlığına dokunuyorum. Dokunduğum her sessizlik, yankı yapıyor kulaklarımda. Ayak izlerimi afili bir yalnızlık takip ediyor. Her adımımda şehir kendini hepten ele veriyor. Oltaya takılmış bir kalbin sendeleyişini gölgemde izliyorum. Sonra bir bir ıssızlığıma çelme takmış perdelerimi kapatıyorum.
Yankı ve ses…
Bu şehirde gürültü çoğaldıkça en çok kendimden kaçıyorum. Tüm kaldırımlara bir tokat gibi çarptıkça hüznüm, başım dönüyor ve sersemliyorum. Sersemlemiş düşler akıyor yol ayrımlarından. Kayboluyorum. Kayboldukça daha çok sersemliyorum.
Yutkunurken cümlelerim boğazımda; tüm şarkılar gökyüzünden kapanıyor. Issızlığıma sarılıyor bütün yıldızlarım…
***















































