DİLRUBA
Bir çeşme akar, üç dağ eteğinden;
Yine vuslat görünmüyor, Dilruba.
Bir hüzün vurur yüzüme derinden;
Artık yaram sarılmıyor, Dilruba.
Bir yanım, seni çağırır geceden,
Bir yanım, vazgeçmez eski hâlimden.
Ne kadar kaçsam da bu bilmeceden;
Böyle kader çizilmiyor, Dilruba.
Bir mendilin kaldı bende hatıra,
Kokladıkça, hasret döner külhara.
Adın seslenir, kalp denen mezara;
Sensiz nefes alınmıyor, Dilruba.
Bir rüzgâr savurur saçımı, tel tel;
İçte kopar fırtına, kasırga, sel.
Gözlerim yıllardır bekler artık gel;
Zorlu yollar yürünmüyor, Dilruba.
Bir sevda yaktın ki sönmez içimde,
Kül olsa da köz var hâlâ içimde.
Yalnız bir yolcuyum gurbet elinde;
Ağzım, dilim çözülmüyor, Dilruba.
Bir gece çöker ki yüreğim donar,
Aşkından alev, ateş gibi yanar.
Her köşe başına, hayalin konar;
Gamlı gönül avunmuyor, Dilruba.
Bir türkü tutturmuş garip kekliğim;
Her bir nota seni söyler, sevdiğim.
Ne yönün bellidir ne de bir izin,
Kalan ömür geçilmiyor, Dilruba.
Bir gün olur, belki düşersin çöle;
Yollar kesişir mi bilmem seninle.
Halilî, kara sevda yazgın bile
Sanki bahta yazılmıyor, Dilruba.
***



























































