DEMEÇ
Umuda vurulmuş tırpan gibiydi
Gökyüzünden, eteklere düşen ıssız ölümler.
İnsan uyanmadı.
Sabah uyanamadı.
Bir başka dünyada söylendi
Barışa dair çocuksu türküler.
Ören yerinin kalabalığında
Kendi yalnızlığına mahkum oldu
selesi kırık üç tekerli pembe bisiklet.
Yüreğim yanıyor ,bilinmez yağmurla yarışırken.
Tenim düşmüş pazara,
Sırtlan sofrasına meze oluyor.
Su ağlıyor,
Suskunluk coğrafyayı dağlıyor.
Bulutlara kazınmış hayaller sıkıştırıldı
sıradan gazetelerin satır aralarına.
Okudu.
Utanmadı.
Yine de iki damla gözyaşı bıraktı alkışa dair.
Nedamet yoktu sahte ağıtlarında.
Görev tamam.
Doğamamış gülümsemelere,
Yaşayamamış nefeslere,
Girilememiş gerdeklere inat,
Çakın sırasız tabutların çivisini.
Görünmesin minik bedenlerin
isyana uzanan elleri.
Beton atın
makbere koyduğunuz korkularınızın üzerine
Hani, bayram gelecekti.
Ne oldu da kırdınız ak güvercinin kanadını
Neden kökünden devirdiniz
Güzele gebe zeytin ağacını.
Bir nefeslik insandı sadece.
Görev tamam.
Yaşasın onurlu insan.
Alkışlar arasında iniyor perde.












































