ÇANAKKALE’NİN SESSİZ DESTANI
Bir sabahın ilk ışığında,
Toprak, göğsünde sakladığı yiğitleriyle konuşuyordu.
Rüzgâr, Conkbayırı’ndan esip
Seddülbahir’in taşlarına bir destan fısıldıyordu.
O gün
Deniz kabardı, gök kararırken
Mavi sulara düşen her dalga
Bir annenin duası gibi yükseldi arşa.
Toprak susmadı o gün.
Her karışında bir Mehmet’in ayak izi,
Her taşında bir iman ateşi vardı.
Bir avuç yürek
Dünyanın en büyük ordularına karşı
Yalnızca imanını kuşandı.
Süngüler güneşe döndü,
Yürekler tekbirle çarptı.
Ana kınasıyla gelen çocuklar
Vatanı ana bildi o gün.
Bir lokma ekmeği bölüştüler
Ölümü kardeş bildiler.
Gökyüzü şahit oldu o vakit;
Mavi kubbe altında
Şehadet bir gül gibi açtı.
Her düşen yiğit
Bu topraklara “Kutsaldır" diye yazdı.
Şimdi Çanakkale’de
Rüzgâr biraz daha vakur eser,
Toprak biraz daha ağır kokar.
Çünkü altında
Bir milletin dirilişi yatar.
Ey şehitler!
Siz toprağa düşmediniz,
Bir milletin kalbine doğdunuz.
Ve biz her 18 Mart’ta
Sizinle yeniden ayağa kalkıyoruz.
Ruhunuz şad olsun ey yiğitler,
Vatan size minnettardır.
***
Editör Bilgi Şakar
















































