ŞİİR
Giriş Tarihi : 24-07-2023 15:54

Burç Yorucular / Yusuf Gökbakan

Yusuf Gökbakan -BURÇ YORUCULAR

Burç Yorucular / Yusuf Gökbakan

BURÇ YORUCULAR

Kasvetin özünü cafcaflayıp iklimsel 
Felaket üfürüyorlar burç yorucular,
Naylon geçiriyorlar kasırgalara;
Gri solumaların göz yaşına değdiği,
Değip ıslandığı,
Islanıp sessizliği yardığı 
Sensizliğe vardığı muğlak haykırışlarla.
Tuz kayaları yarılıyor üçe, dörde, beşe.
Mürekkebine bulanıyor balıklar yersiz yere,
Yersiz yere bu dalların çıtırtısı.
Rengine inanmıyor meşe.
Çalgıcılar tünüyor gövdeye,
Tuz sızıyor klarnetten,
Toz yankıyor keman tellerinden içli mi içli,
Kanunun yeri, 
Hep olduğu gibi baş köşe.

Hadi gel anlaşalım bu tarz bakışında,
İki sevgili buluşsun tuz ruhu dökerek ellerine.
Yorgan örte örte ağaçların üstüne,
Gök görmesin diye,
Meşe diplerinde, sözleşerek önceden,
Sıyrılıp falların hükmünde kalplerden,
Hükümsüzdür damgası vursunlar boynuna,
Olanca kehanetlerin.
Rest çeksinler oğlaklar, akrep, yay, terazi 
Olanca yoruculara;
Bağlanarak iki sevgilinin
Vişne dondurmalı ağzından sızan gülüşüne.
Bu bir aldanıştır :geçmişi bugün sanma,
Burçları hafife alma aldanışı.
Uğrak yeridir oysa söz konusu aşksa
İfrit kışlaklar,
Birbirini tutan bakışlara.

Her şeyden habersiz
Oturup dedesinin sakalını,
Babasının ağık saçlarını çeken
Küçüklükten çıkma eğilimine yeni girmiş çocuklar.
Çekirdek kabukları dökülü damlarda.

Dökülünce kap ani bir haylazlıkla,
Bunu şerre yoruyor analar.
Burçların dönüm sırası:
Yıldızların şekli şemali,
Değişiyor kap dökülünce.
Mazileşiyor alt katta 
Masalların özünden aşırılmış gelecek hayali.
Palto düşüyor askılıktan,
İvmesi kırılıyor zamana atılan okun,
Terk ediyor kara kedi,
Sobanın yanındaki minderi.
Tüyleri dökülüyor kediyle birlikte
Duvardaki geyik postunun.
Tüm sağır ediciliğiyle başlamaktadır,
Korku yüklü kedilerin gece devriyesi.
Oysaki kediler içindir bu korku,
Allah'tan başkasından korkmaz çünkü inanan insan yüreği.
Bunu bilen evin ergeni 
Bodrum katında,
Kaçak tütün ve tömbeki içmektedir.
Aylar ve mevsimler,
Hiç görülmemiş dozda bir imanla
Eridikçe erimektedir.
Yay gerilmiştir dumanlar arasından, 
İşte şimdi ortaya çıkmalı iki sevgili,
Keklik ötüşlerinden iz sürmeli umdukları bahara
İğde konularından başı dönmüş bir ruhla.
Burç yorucuların hükmü,
Bu korkudan arınmış  inançla,
İşte şimdi,
Bittikçe bitmektedir.

   

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi