BUL BENİ
Son sözünü söyledin felek reva gördü mü
Acı çeken kul oldum derde saldı hal beni
Mutluluğu aradın bir başkası verdi mi
Çınar gibi devirdi gözden akan sel beni.
Söz vermiştik el ele ahire yürümeye
Sevdanın ateşinde mum gibi erimeye
Aşılması imkansız dertleri sürümeye
Daha aşk şafağında darda koydu yol beni.
Ay karanlık gecede bilemezsin halımı
Sabır ettim günlerce boşa açtım elimi
Tek dileğim sen idin vurup kırdın dalımı
Titrerken zemheride sarmaz oldu kol beni.
Yeşeren sevdamıza umutla bakıyorduk
İki nehir yan yana ummana akıyorduk
Mutlu günler adına tohumlar ekiyorduk
Deryalara sığmazken yutuverdi göl beni.
Buz kesen şu duvarlar sanki bağrıma çöker
Acımasız o zalim yarama biber eker
İçimde sessiz çığlık beni ölüme çeker
Gelirsem de aklına mezarımda bul beni.
Kardelenler açarken “Dilsiz Kalem” düşünde
Zulüm ettin sınadın Kerbela ateşinde
Hüseyin’dim can verdim ehlibeytin döşünde
Yakıp yakıp kavurdun eyledin sen kül beni
Editör: Serhan Poyraz














































Sayg