BÂTINİ DEĞERLENDİR TÜM BALIKLARI
Batılı mürebbiler söyledi bir Anglo-Sakson türküsü,
Dolaşırken muammalı bir konağın genişçe odalarında, Yanında durur bir küçük lamba serinletir geceleri aydınlığıyla,
Yalnızlığı yansıtır küçük iskemleler, yalnızlığıyla,
Konağın büyük hanımefendisi, görünür yapay gerdanlığıyla,
Mürebbi saygıyla yaklaşır, gösterişli hanımefendi yaklaşır, saygınlığıyla,
Hanımefendi emirler yağdırır, mağrur bakışlarıyla çaresiz mürebbilere, Mürebbiler hafif tebessüm ederek kulak tıkar bütün meselelere, Konağın etrafında gecenin ilk nefesleriyle boğuşan bir büyük boğaz, Boğaz’ın çevresinde birkaç küçük balıkçı teknesi içinde seyir hâlinde,
Bir çocuk uzun saçlarını arkaya atarak misina sarıyor, teknenin kenarında,
Babasının oltası elinde, oltaların ucunda küçük karidesler sallanıyor, Sallıyor babası denize oltayı doğan güneşin ilk saniyelerinde, Zıtlıkların birbirleriyle olan mücadelesinde savaşan ruhları görerek,
Balığın son çırpınışları, solgun bakışlarıyla titreyen sesleri,
Adam büyük bir sevinçle çıkardı istavrozlarını güneşin ilk aydınlığında,
Çocuk pek sevinçli değil dalgın gözlerle bakıyor batıni balıkların akışına,
Çocuk babasına balıkların akıp gidişindeki ahengi sordu babasına, babası suskun,
Bu çocuğun bakışı gibi batıni değerlendir tüm balıkları,
Dalalet uykusuna yatmışları değil, örnek al kendine tüm uyanıkları, Yakalamaya çalış hayatın bütün mefhumlarını, hatırla bütün nimetlerin padişahını…
***














































