“Acıklı sözler kraliçesiyim ben…”
GRAPON KÂĞITLARI / DİDEM MADAK
Didem Madak’ın şiir kitabı, “Kardeşim, Işıl’a” diye başlayıp daha sonra “İçimdekiler” bölümüyle devam eder. Bir yaşam, İçimdekiler bölümü ile kelime kelime hüznün ve ahın kovasında boğulur.
Şiirleri okurken bir şairin kelimelerle örülmüş dünyasına eşlik edersiniz. Her sayfayı çevirirken gözleriniz dolar, hüzün ve melankoli kaçınılmazdır.
Acı, hüzün, serzeniş, çocukluk ve anne özlemi. Bunların hepsi iç içe geçmiş bir kalbin derin çiziklerini taşır.
Didem Madak’ın şiirleri, yaşamın parçasından kopup gelen sözler içerir.
Okudukça her kelimesinde şairin hayatından izler bulursunuz. Bodrum katından ateşle oynayan kelimeler türetip acıyan yaralarına merhem olur kalemi. Yazıya tutunarak şiirine imgesel çağrışımlar katar. İçindeki anne özlemini yazarak harmanlar. İşte bu şiirler aslında şairin yaşama tutunma çabasıdır.
Hayatından kopup gelen sözlerin, eşlik ettiği bu kitap için Didem Madak şunları söyler:
“Bu kitapta yer alan şahıs ve mekânların gerçekle alâkaları tamdır. Kahramanları hep yanlış ata oynayanlardır. Kediler, kadınlar, muhabbet kuşları, gözyaşları… Hepsi sahiden vardır ve bir dönem yaşamışlardır. Şiirden hazmetmeyenler, Grapon Kâğıtları’nı yılbaşı ve diğer ehemmiyetli günlerde evi süslemek için kullanabilirler ya da bir ruh çağırma seansında, inatçı ruhlara seslenen uyduruk şarkılar olarak mırıldanabilirler.”
Bu yaşanmış hüzün kokulu şiirleri okurken her bir satırından çok etkilendim. Tavsiye ederim.
POLLYANNA’YA MEKTUPLAR
Sevgili Pollyanna,
Radyo Tiyatrosu dinlenirdi bir zaman içimde,
İçimde dünyanın en eski kedisi
Eski bir sobanın yanında uyuyordu.
Çocuklar bir köşede
Yenidünya çekirdekleriyle beştaş oynardı
Frenk elması da derler
Sarılı kahverengili bir meyve.
Annem işte öyle bir kadındı
Çocuklar gökyüzüne bakar sorardı:
Ay dede orada ne yapıyor anne?
Annem öldüğünde ay dede içimde
Yüzlük bir ampul gibi parçalandı.
Annem işte öyle bir kadındı
Aşure getiren çocuklara,
Teşekkür eder gibi yaşadı
Öldüğünde gül resimli bir takvim yaprağıydı.
Pollyanna,
Sana göre insan
Profiterol yer gibi yaşamalı
Bir çamur deryasının içinde
Küçük beyaz mutluluk topları yakalamalı.
Bense vücuduma şiirler saplıyorum durmadan
Sen de bilirsin ya Allah
Dayanabileceği kadar acı verirmiş insana.
Geçen yazı
Bir dut ağacının altında roman okuyarak geçirdim
Dut taneleri düşerdi sayfaya
Tıpkı tatlı bir yaz yağmuru gibi
Büyük taneli tıpırtılarıyla
Kendimi dut ağacının gölgesini yiyen
Bir ipek böceğine benzetirdim.
Ucuz teşbihler beyaz atlı prenslerdir Pollyanna
Bir şiire gelir
Ve onu bu hayattan kurtarırlar.
Ah Pollyanna
İçimde sanki hep aynı şarkıyı çalan bir laterna:
Cancağızım basma perdeme bir çiçek de sen olsaydın
Kaçarken yangın merdivenlerine
Keşke grapon kâğıtları assaydın.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz












































