BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE / ORHAN KEMAL
Keyif alarak okuduğum bir kitap olduğunu söyleyemem. Çünkü acı gerçekler haz vermiyor. Baştan sona ezilenler, ağalık sistemi, ırgatlık, cehalet var satırlarda. Elbette bunların olduğu yerde gözyaşı da kaçınılmaz.
Roman; köylerinden, Çukurova’ya çalışmak için gelen üç arkadaş Pehlivan Ali, İflahsızın Yusuf ve Köse Hasan’ın çıktıkları yolda birbirlerine verdikleri sözü de tutmama hikâyesi oluyor bir zaman sonra.
Akıcı bir roman. Toplumun ezilen, horlanan, insanın insan yerine konulmadığı gerçek yanını merak edenler varsa şiddetle tavsiye edebileceğim kitaplardan.
ALINTILAR
Kitap öle söylemiştir, şükredecek, kendinden yukardakine değil; aşağıdakine bakacaksın, bakacaksın, gene bakacaksın, sonra gene. Her baktıkça da şükredeceksin!
Kazmaların hep birlikte kalkıp inebilmesi için hep birlikte söylenen türkü de ovaya yayılıyordu.
İkimiz de acemiydik daha. Besmeleyi sıkı çektiydik a, gavur malı besmele müsmele mi kâr ediyor?İşlerkem benim, diyor dinsiz.
Bizim milleti bilmen mi? Koltuğu ver, yekinir. Ondan sonra geç ardına.
İnsan dediğin bir insan, ya canını vermeli insanlar için ya da gölge etmemeli dünyamıza.
Paçavralar içindeki korkuluk kuru, çıplak ayakları üzerine kalktı, kızını buz gibi elinden tuttu, hırsla çekti, çıktı gitti. Ne çığlık, ne döğünme, ne telâş!
***














































