KİTAP ANALİZİ
Giriş Tarihi : 20-12-2025 14:22   Güncelleme : 20-12-2025 17:48

Bir kitap: Bahçıvan ve Ölüm - Georgı Gospodınıv / Neşe Kazan

Hazırlayan:Neşe Kazan -GEORGI GOSPODINIV / BAHÇIVAN VE ÖLÜM

Bir kitap: Bahçıvan ve Ölüm - Georgı Gospodınıv / Neşe Kazan

BAHÇIVAN VE ÖLÜM / GEORGI GOSPODINIV

Öneri üzerine okuduğum romanın giriş cümleleri adeta tek başına kitabın tümünü özetliyor:

”Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.”  

Bu iki cümle arası sadece yazarın edebi başarısı. Kurguyu anlamaya çalıştıkça labirenti hissediyorsunuz. Belli düzlemde ilerleyen zaman çizgisi yok. Postmodern üslupla kaleme alınmış; çok katmanlı derin yapısı, zamanın geçiciliği, belleğin kırılganlığı romanda bir nakış gibi işlenmiş.

Tüm Avrupa’nın edebiyat dünyasına atıfta bulunulmuş satırlar arasında. Ölüm, karaktermişçesine kurgulanmış. Geçmiş, gelecek, şimdi ayrımı okurken zorlamadığı gibi, bir ölüm yaşandığında hepimizde tezahürlerini görmek de mümkün. Karakter olarak sadece bahçıvan, ölüm ve oğul ön plandadır, mekan Bulgaristan’ın küçük bir kasabasıdır.

Roman, yaşamın anlamını ölümün perspektifinden sorgular. Her okur, kendi deneyimleri ve belleğiyle metni tamamlar, bu da romanın ve yazarının en büyük gücüdür.

Alıntılar

-Geçmişte zaman tek yönlü akmaz. (12)
-O denli yok ki her boş anı yokluğuyla dolduruyor.(17)
-Şimdiye kadar Latincenin ölü bir dil olduğunu bilirdim. Şimdi onun ölümün dili olduğunu biliyorum. Ölüm Latince konuşur.(32)
-Sosyalizmin çocukları -yerlerini bilmeleri gereken can sıkıcı veletler- fazla seremoniye girmeden sevilirdi. (43)
-Bazen gazeteyi ona uzatırken gözüm manşetlere takıldığında rahatsız oluyorum. Tanrım, son günlerinde ne saçmalıklar okumak zorunda kalıyor. Babamın böyle bir dünyada ölmesinden utanıyorum.(60)
- Bir ölümü anlatmak, onu yaşamaktan daha kolay değil.(68)
- Ölümden sonra telefon metafizik bir dehşet kaynağıdır. (109)
-Yaşlılık uzun süreli, belki de sonsuz bir yataylığa alışmaktır.(131)
- Tüm dünya edebiyatı, Bulgar edebiyatı da istisna değil, anneyi yüceltir ve babaya acıklı, Kafkaesk mektuplar yazar.(140)
- Yokluk, çoğunlukla birinin varlığıyla karşılaştırıldığında utanç verici hale geliyordu.(177)
- Babam omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas’tı.(180)
-“Ölürken ellerini tutmak önemli.” diyorum, kendisi de babasını kaybeden bir arkadaşıma. “Daha sonra bırakmak da önemli.” cevabını veriyor, kısa bir sessizlikten sonra..(190).

Ve son söz: “Sizin hiç babanız öldü mü?” diyen Cemal Süreya’ya selam olsun.

***

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi