ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 01-05-2024 16:42

Bir Kitap Arasına Sıkışmış Dünler / Necla Karatekin

Yazan: Necla Karatekin -BİR KİTAP ARASINA SIKIŞMIŞ DÜNLER

Bir Kitap Arasına Sıkışmış Dünler / Necla Karatekin

BİR KİTAP ARASINA SIKIŞMIŞ DÜNLER

Gece sessizliğinde herkesin bir hayali, yarınlara umutları, düşleri olur ya..

Derya bir yazardı. Kendi yeni çıkan kitabını okuyordu. Okurken en etkilendiği bölüme gelmişti.

Gözleri doldu bir an. Sanki başka bir kalemden çıkmış gibi heyecanlandı.

Kitabın pasajı, şöyle başlıyordu:

"Kasabanın birinde, iki hasım aile vardı. Nilgün ve Uğur aynı okula gidiyorlardı. Uğur'un babası bir gün okula geldi. 'Benim oğlumu, başka sınıfa alın' dedi müdür beye..

'Olmaz' dedi.

‘Neden böyle birşey yapayım Durmuş Bey, bu okulu sen mi yönetiyorsun ben mi?'
'Biz Kasım'larla hasımız, biliyor musunuz?' dedi.

'O sizin sorununuz. Burada, çocuklar arasına böyle bir nifak tohumu bırakmayın. Sorununuz ne ise aranızda halledin, barışın' dedi..

Müdür Bey, 'Beni biliyorsunuz, sanırım ben ne dersem, öyle olacak.'

Durmuş Bey'i bir şekilde ikna edip gönderdi.

Teneffüste, Nilgün ve Uğur'un öğretmenleri Nevin hanımla, görüşmek istedi. Müdür Bey, Müdür odasında görüştü Nilgün öğretmenle..

'Bugün Uğur'un babası Durmuş Bey geldi. Epey görüştük. Çocukların sınıflarını ayırmamızı istedi. Ben ikna edip gönderdim.

Siz iki öğrencinizinde velilerini, annelerini davet edin. Bir görüşün. Dava meselesi ne imiş. Bunca hiddet niye?' dedi.

'Pekala hocam' dedi. 

'İyi dersler' dedi, çıktı. Müdür Bey,

'Size de' dedi.

Nevin öğretmen sınıfa girdi. Düşündü. Çocukların içinde birşey dememeliydi.

Ders zili çaldı. Son dersti. Tüm çocuklar çıktı. 
'Uğur ve Nilgün siz kalın' dedi, Nevin öğretmen. 

'Çocuklar, yarın anneleriniz okula gelsinler' dedi. 

'Tamam da öğretmenim, annemler görüşüyorlar' dediler.

'Gelmezler' dedi çocuklar.

'Öğretmen istedi deyin.' 

'Peki, iyi günler' dedi, çıktı çocuklar.

Ertesi gün yalnız Nilgün'ün annesi geldi.

'Hocam, beni istemişsiniz' 

'Evet' dedi ve söze başladılar.

'Ayten hanım, ben uzatmadan direk mevzuya girmek istiyorum. Öğrencim Uğur'un ailesiyle sorununuz ne diye sorayım istedim?'

'Hocam, aslında büyütecek bir durum yok ama Durmuş Bey hâlâ çok büyütüyor olayları. Zamanında, çok eskiden, yıllar oldu. Durmuş Bey'in kız kardeşi, eşimin kardeşini sevmiş. İstemişler defalarca. Vermeyince bizim gençler, Ece ve Ali söz birliği yapıp kaçmışlar.

Tabii ki, büyükler araya girmiş, yatıştırmak istemişler ama olmamış. Daha sonra Durmuş Bey Ali'ye ateş ediyor. Ali bacağından yaralanıyor. Hâlâ da aksar. Öylede kaldı. 

Büyüklerimiz dedi ki; 'Onların kızı, bizim kızımız oldu. Sakın aynı harakette bulunmayın.'

'Öylece kinlerini hâlâ taşırlar. İleri gelenler bayramlarda; 'Bir araya getirip barıştırın.' dedi ama olmadı. Yaklaşmadılar bile. Durmuş Bey kinini bitiremedi. Olmuyor bazı şeyler hocam, olmadı da.
Biz bayanlar sağda, solda görüşürüz ama beyler görüşmüyor.’

'Boyları kadar çocukları oldu' dediler anlamadı ağabeyi.

Ece ve Ali, ikisi de hâlâ çok mutlu şimdi. Ama Ece'nin ailesine serbest gidemediklerinden üzgünler tabii.

Durum bu. Yoksa Durmuş Bey'den saklı aileler dışarda görüşüyorlar. Şimdiye kadar kimse birbirini incitmedi hocam. Durumumuz bu. Ne bildiysem anlattım. Çocukların aralarında her hangi bir sorun da olmadı.

Ece babası öldüğünde gidemedi. Hâlâ onun için çok üzülüyor. Annedir çok önceden olmuş zaten."

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi