KİTAP ANALİZİ
Giriş Tarihi : 08-07-2026 17:12   Güncelleme : 08-07-2026 18:11

Bir Kitap: Algernon'a Çiçekler - Daniel Keyes / Aylin Özgür

Hazırlayan: Aylin Özgür -BİR KİTAP: ALGERNON’A ÇİÇEKLER / DANIEL KEYES

Bir Kitap: Algernon'a Çiçekler - Daniel Keyes / Aylin Özgür

ALGERNON’A ÇİÇEKLER / DANIEL KEYES

Değerli Okur,
Temmuz ayının ilk kitabını okudum, sıra geldi kitap hakkında birkaç cümle yazmaya.
Kitap çok sarsıcı, yer yer insani sınırları zorlayan ve sonu dramatik desek yanılmış olmayız.

Kahramanımız Charlie'de zekâ geriliği vardır. Otuzlu yaşlarda olmasına rağmen bazı şeyleri yapamıyordur. Bilim adamları, Charlie'nin beynine yapılacak bir müdahaleyle zekâsının normal bir insanınki gibi olabileceğini savunurlar. Çünkü aynı konuda hayvanlar üzerinde deneyler yapmışlar ve sonuçları olumlu bulmuşlardır. Bunun üzerine aynı deneyi bir insan üzerinde denemeye karar verirler.

Charlie ameliyata razı gelir. Çünkü normal olunca her şeyin daha iyi olacağını düşünür. Nereden bilsin hayatının daha da tepetaklak olacağını? Her konuda değil ama bazı konularda oldukça büyük hayal kırıklıkları yaşar. Daha çok sevileceğini sanırken daha da yalnız kalır ve sonu da maalesef...

Aslında Charlie'nin hikâyesi sadece bir zekâ deneyinin hikâyesi değildir. O, sevilmek anlaşılmak ve bir yere ait olmak isteyen bir insanın hikâyesidir. En büyük arzusu daha zeki olmak değil, insanlar tarafından kabul görmek ve sevilmektir. Kitap bize zekânın tek başına hiçbir anlam ifade etmediğini; sevginin, merhametin ve insan onurunun her şeyden daha değerli olduğunu gösteriyor.

Charlie değiştikçe etrafındaki insanların da gerçek yüzleriyle yüzleşiyor. Kimi ona acıdığı için yanında kimi kendi çıkarları için kimi de onu sadece bir denek olarak görüyor. İşte kitabın en sarsıcı yanı da burada başlıyor. Çünkü insan bazen en büyük yalnızlığı kalabalıkların içinde yaşıyor.

Kitabın adı neden "Algernon'a Çiçekler" diye sorarsak… Çünkü denek farenin adı Algernon'dur. Yapılan deneylerin sonucunda ölür ve Charlie onun yakılmasını istemez. Onu toprağa verir ve düzenli olarak mezarına çiçekler koyar.

Kitapta insanoğlunun dehşetini, bir şey elde etmek uğruna başkalarını nasıl kurban edebileceğini, sevginin ve kabul görmenin insan için ne kadar önemli olduğunu sayfalarda okuyorsunuz.

Alıntılar:

 “Yani akıllı insanlar ne düşünürler ve ne hatırlarlar bana anlatır. Eminim ki kaliteli şeylerdir."

 “Eğer bu tanrıya karşı gelmekse belki de beynime ameliyat yapmalarına izin vermemeliydim. Ben tanrıyı kızdırmak istemiyorum ki.”

 “Ben yeni bir düzeye erişmiştim, öfke ve şüphe gibi duygular çevremdeki dünyaya verdiğim ilk yeni tepkilerdi."

“İnsanlar gerçekte görmedikleri şeyler hakkında pekâlâ yalanlar uydurabilir."

“Charlie müthiş bir gelişme gösteriyor, bu da sanki senin kendini geriye gitmiş gibi hissetmene neden oluyor."

“Ama anlayışlı veya hoşgörülü olma yeteneğin gelişmedi..."

“Kendime etrafta kaybolmuş bir ruh gibi dolaştığımı söyledim ve sonra baktım ki ben gerçekten kaybolmuşum."

“Minnet duygularımı günün her saatinde göstermediğim için bana içerliyordunuz."

“Benim için harika şeyler yapmış olabilirsiniz ama bu size bana denek hayvanıymışım gibi davranma hakkını vermez, ben bir bireyim; önceden de öyleydim, şimdi de öyleyim."

“Ama ben zekânın tek başına hiçbir anlam taşımadığını öğrendim."

“Bana neler oldu? Neden dünyada bu kadar yalnızdım ben?"

“Bu labirentte koşmaktan yoruldum. Şimdi çıkmaz bir sokaktayım."

Bazı kitaplar biter ama hikâyesi ve bıraktığı his insanın içinde uzun süre yaşamaya devam eder. "Algernon'a Çiçekler" benim için tam da böyle bir kitap oldu. Bu kitabı bitirdiğimde sadece Charlie için üzülmedim; bazen insanlığımızı ne kadar kolay unuttuğumuz için de hüzünlendim.
Bu da benden olsun: İnsan ne olursa olsun, önce kendisini sevmeli ve kendi sığınağında kendini bulup onunla barışmalı. Çünkü insan, önce kendini kabul ettiğinde başkalarının sevgisine muhtaç olmadan da ayakta kalmayı öğreniyor.

***

Editör: Nevin Bahtışen

EditörEditör