SÖYLEŞİ
Giriş Tarihi : 26-11-2024 12:49   Güncelleme : 26-11-2024 13:55

Bir Kadının Acı İtirafı / Nevin Aktekin Gülfırat

Nevin Aktekin Gülfırat -BİR KADININ ACI İTİRAFI 

 Bir Kadının Acı İtirafı / Nevin Aktekin Gülfırat

BİR KADININ ACI İTİRAFI

Ne acıydı bir kadinin itirafı, ekrandan izlerken içim ezildi!..

O, ekranlardan güleryüzü ve pozitifliği ile tanıdığımız ünlü, güzel ve görünüşte çok mutlu aile hayatı olan bir kadındı.

Para, ün, şan, şöhret, kariyerli, doktor bir eş. Başarılı iki çocuk sahibi olan bu ünlü kadının, gördüğümüz kadarıyla sevgi  ve saygıya dayalı, örnek teşkil eden bir evlilik, aşk hayatı vardı.

Bunlar bir kıstas olarak mutluluk için bir çoğumuza göre yeter de artar.

Televizyonda bir programda evlilik hayatında yaşadıklarını, otuzbir yıllık yol arkadaşının ihanetlerini anlatıyordu.

“Defalarca kez aldatıldım, defalarca kez şiddete maruz kaldım. Kocamın saygınlığı bitmesin diye ‘sustum.’ Ona saygımı, sevgimi yitirmemek için şiddete rağmen ağlaya ağlaya defalarca sustum!..

Çok seviyordum! O da seviyordu beni ya da ben buna inanarak kendimi kandırdım. İlk aldattığında büyük oğlum ergenlik çağlarındaydı. Şimdi yirmili yaşlarda, büyüdü ama  o yıllarda çocuğum çok yara aldı. Toparlayana kadar çok didindik doktor kapılarında. Sonra toparlanarak yuvamızı da tam kurtardık derken!

Yıllar sonra yine aldattı beni ve  küçük oğlum daha on üç yaşında ve oğlumu bile tanıştırmış, beni aldattığı insanla "panpam" diyerek...Koca adam panpa ne demek ya, sanki oğlumun yaşındaydı.

Ama oğlum  bilmez mi flörtlükle, panpalığı. Ağlaya ağlaya anlattı o günü bana, o ağladı ben ağladım...

Gecelerce, günlerce ağladı oğlum.

Bir anne en çok çocukları icin yaşar işte. Oğlum böyle etkilenmese  yine susacaktım, eve döner diye bekliyecektim. Dile kolay otuz bir yıl...

Umutsuzca seviyordum ya o bir yanlışta diyordum içimden, andropoz mu ne işte o çağlarda yaparmış erkekler bazen böyle yanlışlar, pişman olup geri dönecek diye bekliyordum sessizce bir köşede, şiddetine, aldatmasına ve parayı asıl kazanan ben olmama rağmen...

Yıllar önce yine böyle maddi manevi  şiddete uğrayıp, yüzümü mor gören bir kameraman sormuştu; ‘Ne oldu gözünüzün altı mosmor?’ demişti de ‘Merdivendem düştüm’ deyip, geçiştirmiştim.

Ölümüne yediğim dayağın duyulmasını istememiştim. Kocamın saygınlığını düşünerek, kendime saygımı hiçe saymıştım. Utanmıştım, onun utanması gerekirken sonra çocuklarım da etkilenmesin istedim!..

Ama bu sefer de beni tehdit etti; ‘Karım beni aldatıyor der, seni her yerde rezil eder, kötü kadın diye de  lanse eder, kamuoyundaki itibarını zedelerim’ diye...

Bu iftiradan çocuklarımı nasıl korurdum ki?

Bilemedim, ‘Yaşlandı, düzelir’ dedim her gün bir umutla daha da kötüye gitti her şey.

En çok da Allah'a yalvarıp, onun eve dönmesi için ettiğim dualara üzülüyorum. Dualarım kabul olmadı diye de uzaklaşmıştım Rabbim'den, inancım kırılıp, beni sevmiyor diye. Meğer Rabb’im beni ne  çok seviyormuş ya ben gözümün önündeki perdelerden gerçeği göremiyormuşum işte!

Ama artık yeter!
Benim çocuğumun bir daha böyle ağlamasına dayanamam. Her şeye dayanırım ama ‘oğlum, canevim bir daha ağlamasın öyle!’

Bitti artık! Buraya kadar" diyordu o psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalmış ünlü kadın!

Ah Türkiye'min cefakar, kıymeti bilinmeyen, kendi değerinin ve gücünün farkında olmayan kadınları ve yine onun zayıflığı ile  beslenen, kendini adam sanan müsveddelerine söylenecek çok şey var da yutuyorum, yutabildiklerimi...

Acizsiniz, aşağılık komplekslerinizde boğulur, yaşattığınızı yaşarsınız inşallah!

Tek bir gerçek var, o da  bir kere kalktı mı o el, ünlü, ünsüz, fakir, zengin fark etmez, adamlığı vurmak sananlar için hiç bir zaman inmez, defalarca kalkar yine!

Tek dileğim; kendi değerinin farkında olan güçlü kadınlar çoğalsın ve her ne sebeb  olursa olsun kadına uzanan eller kırılsın inşaallah!..

Herkes karşısındaki kadına; annesi, ablası ve eşi gibi davranırsa, saygı ve sevgi sonsuz olur...

Hiç bir kadın cenneti bulmak için,
erkeğin cehennemine katlanmak zorunda değildir...

Kadina şiddete hayır!..

Kadın hakları için bir gün değil, her gün mücadele verenleri, saygılarımla selamlıyorum.

Editör: Suna Türkmen Güngör

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi