ŞİİR
Giriş Tarihi : 12-03-2024 22:29

Bir Demet Karanfil / Tuncay Aytaç

Tuncay Aytaç -BİR DEMET KARANFİL

Bir Demet Karanfil / Tuncay Aytaç

BİR DEMET KARANFİL

Bir demet karanfil bıraksaydın bari...
Siyah perçemlerinin her gözlerine değişinde tatlı tebessümlerin kor oluyordu dudaklarımda.
Gecenin bir vakti ve ben, aynı yerdeyim sevgili.
Gecenin şafağını özlediği gibi özlüyorum seni.
Kaç şafak yakınsın bana, kaç zaman ediyor bu özlemeler ki, gönlümün uçurumlarından düşüyorum.
Aşk kurşunlarıyla vurulma anım gözlerinde ne kadar belirgin, görmüyorsun değil mi?

Ama sen nereden göreceksin ki!
Sen bana, benim sana baktığım gibi bakmıyorsun ki!

Gece siyah örtüsünü üzerinden atana dek, bekleyeceğim gelmeni.
Beş mevsimdir benim bekleyişlerim.
Hani o birlikte gölgesine oturduğumuz ağaç bile, aşka tepki vermiyor gittiğinden beri.

Bahar geldi gelecek ve biliyorum ki, kelebeklerde omzuma konmayacak artık.
Çünkü kelebekler mutluluğa gülümsüyor her daim.
Birlikte olduğumuz zamanlarda kuşlar bile bambaşka kanat çırpardı gökte.

Ne kadar sıradan oldu her şey, rutin bir bekleyişi sunuyor gözlerim sana kavuşamamanın sızısında.

Her aşk kendi çarpanlarıyla çarpılıp, toplanır ya en son!
Bizim aşkımız kendi çıkarımlarında sıfırı bilr tüketti be sevdiğim.
Tüm doğa silip attı seni gözlerimden.
Ben artık seni sadece yüreğimin yangınında hissediyorum.
Sen giderken her şeyi alıp götürmüşsün ya!
Ben, senin kıvılcımlarında tekrar tekrar yanarken, sen şimşek olup gözlerimi de alıp, Sensizliğin kör karanlıklarına itmek istiyorsun beni.

Oysa ben, kirpiğinin her hareketini hissediyorum yüreğimde.
Sen beni nasıl yok sayabiliyorsun ki!
Ben seni, içimde yaşarken beni unutmanın mutluluğunu başka kollarda yaşıyorsun ya!
Bu sevda belki de o yüzden volkan büyüklüğünde patlıyor yüreğimde.
Her yürüdüğüm yol netameli, 
Her virajında karşılıksız aşk uyarısı var.
O yüzden ben, Her an şarampole yuvarlanıp, aşk uçurumlarında ölebilirim sevgili.
Kabrimi, karşılıksız sevenler mezarlığında bulursan, bir demet karanfil bıraksaydın bari.

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi