ŞİİR
Giriş Tarihi : 15-10-2025 14:33   Güncelleme : 15-10-2025 18:43

Beykoz'da Saklı Mühür / Lebih Halk

Lebih Halk -BEYKOZ'DA SAKLI MÜHÜR

Beykoz'da Saklı Mühür / Lebih Halk

BEYKOZ'DA SAKLI MÜHÜR

​Ne Yoros'un kalesi ne Hidiv'in o zarif gölgesi,

Bu mısralar, Kanlıca'nın gizemli bir sisle uyanışı.

Çubuklu Korusu'nda, kimsenin bilmediği bir kestane,

Kök salmış toprağa değil, kırık bir aşkın imgesine.

​Anadolu Kavağı'nın son balıkçısı, ağına takılanı anlatmaz;

O, Marmara'nın değil, kalbinin en derinini avlar.

Göksu'nun fısıltısı artık mesire şarkısı değil,

Yitirilmiş bir saatin tiktakıdır, geçmişe eğil.

​Bir yalı penceresinden vuran ay ışığı,

Denizdeki yakamoz değil, unutulmuş bir anıya tanıklığı.

Küçüksu'nun çimleri, ayak izlerini ezberlemez artık.

Sadece yorgun bir ruhun sığındığı, ıssız bir sığınak.

​Polonezköy'ün kirazı, dallarını göğe uzatır

Ama o meyve, tatlı bir umut değil, acı bir sır saklar.

Yüşa Tepesi'nde esen rüzgârın sesi,

Duaların değil, ıztırabın, sessiz bir yakarışı.

​Bu Beykoz, kartpostallardan çalınmış bir manzara değil,

Her köşesi, benden sana akan, kimsesiz bir tebessüm.

Boğaz'a düşen gölgemizdir ne tarih ne coğrafya.

Yalnızca benim gözümde parlayan, senin saklı mühürün.

 

***

Editör: Suna Türkmen Güngör

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi