DENEME
Giriş Tarihi : 28-08-2025 09:59   Güncelleme : 28-08-2025 18:58

Ben Buradayım / Ümmügülsüm Hasyıldırım

Yazan: Ümmügülsüm Hasyıldırım -BEN BURADAYIM

Ben Buradayım / Ümmügülsüm Hasyıldırım

BEN BURADAYIM

Bir ömür düşünün. 
Parke taşlarıyla örülmüş yolu. 
Rengarenk çiçeklerle bezenmiş. 
Tahta kapıdan giren güneşin yüzü güleç. 
Allı morlu güller huzurun habercisi.

Kapıdaki ıhlamur ağacının kokusu, mis gibi ruhuna işler. Rengârenk sarmaşıklar tırmanır, o müthiş kokuya. Huzuru çağırır rüzgâr. Yanağına iz yapan gözyaşını, rüzgârın nefesi siler. Uçuşan saçlarında hissedersin onun varlığını. Gökyüzünün maviliğinde görürsün yeşilin en güzel tonunu.

Bahçe evinin penceresinden, sana özel bir yol uzanır bilinmezliğe. Renk cümbüşü eşlik eder bakışlarına. Binbir rengin ahenkle dans ettiği yol, cennet koridoru olmalı. Yoksa ben öldüm mü?

Sırlar âleminin en sırlı yolcusudur ruhum. Yılların yorgunluğu çökmüş omuzlarıma. Dingin bir nefestir istediği. Yıldızlara uzanan yolda, ayaklar yere mahkum. Hakikat penceresi açık bir kere. Görünen köy kılavuz istemez elbet. Benim üzerimde ise bir çocuk ürkekliği hakim. 

Akşamın büyüleyici ışıltısı vurur pencereme.  Ağaç yapraklarının arasından bahçe kapıma vuran güneş, tebessümünü yansıtır gözlerime. Koridoru andıran taş döşeli patika yol, ağaçların ve çiçeklerin ortasından doğanın en huzurlu kucağına uzanır. İleride akan dere, kurbağaların şaşkın bakışları eşliğinde söyler en güzel şarkılarını. Kuşlar tempo tutar, gönüllerden fışkıran “Hu” sesleriyle.

Sanki bir melek, yeşilliğin ve çiçeklerin arasından gözlerimin önünde uzun, beyaz elbisesini rüzgâra teslim ederek süzülür. Güllerin arasından, güllerin efendisine doğru pervasızca gider. Sahi; beyaz, saflık olduğundan mı meleklere çok yakışır?
Bak tebessüm değdi yüzünüze. 

Her kula nasip olmaz hatırlamak güzellikleri. Hakikat yolculuğunda yolcu olmayı. Bunlar nasip meselesi. Bu kez bahçe evinin sakinine nasip belki. Heyecanı belirliyor kutlu geceye davetini. Misafir ağır, hazırlık daha da ağır. Değer elbet telaşa, heyecana. Bakındı etrafına. Nereden başlamalı?

Yeşilin en güzel tonu gözlerinin içine mekan tutmuş, doğaya meydan okur. Işıl ışıl bakan gözleri, Rebiülevvel ayının girmesiyle güllere odaklanmıştır. Her dokunduğu gül, yüreğinde heyecan fırtınası estirir. Kutlu doğum haftasına ramak kala, o güne dair hayaller kurar. Her şey ona yakışır olmalıdır.

Evet evet. Kutlu doğum haftasına az bir zaman var. Cennetten bir köşe olan doğa harikası bu yer, program için müthiş bir yer. Yeşilin her tonu, çiçeklerin her rengi, güllerin büyüleyici kokusu sarar tüm evreni.   

Alı, moru, pembesi, beyazı uyum içinde şevkle dans eder. Yorgun ruhunu dinlendiren bir iksirdir oksijeni. Taşların sertliğine inat, çimenlerin yumuşaklığı sarar ruhunu. Ayaklarına masaj yapar kum taneleri. Huzur kaplar her yeri.

Ağaç yapraklarının arasından bir ses yükselir semaya. Cik, cik, cik! Kulağına hiç, hiç, hiç der gibi yankılanır ve insana hiçliği hatırlatır. Bir varmış bir yokmuş hesabı. Bak hani nerede Sevgililer Sevgilisi? 
Var mı fani dünyada kalan birisi? Makber, ebediyete açılan hakikat penceresi.

Gözlerini açıp kulak verdin mi doğaya; yaprakların hışırtısında duyarsın zikrin ahengini. Yeşilin binbir tonunda saklıdır cennetin rengi. Güllerin kokusunda bulursun Efendiler Efendisi’nin rayihasını. Hissettiğin anda, huzur var gücüyle bağırır: 
Ben buradayım!

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

Editör: Deniz İmre

EditörEditör