BEHRÂM
Bu sessizlik beni üşütüyor artık Behrâm
Şuramda
Tam şuramda akan bir yaş oluyor biriktirdiklerim
Asimetrik şiirlere tutunmaya çalışırken dilsiz kalemim
Anlaşılamamanın çokluğuyla yok oluyor varlığıma gizlediklerim
Sen Behrâm
Şahitsin yüreğimin kırık kanatlarına
Usta bir işçi edasıyla inceltilen göğüs kafesimin
Kelepçelerle tutsak edilişine
Susma Behrâm
Olur da ölürsem bir gün
Anlat insana olan aşkımın beni yalnızlığa sürükleyişini
ve bu dünyadan
asırlarca yaşasam da küs gideceğimi
Sen sözüm ol
Avaz avaz haykır özümde solan umut varolunuz çiçeklerini
Yine de umut şarkıları fısılda peşi sıra!
Susma Behrâm
Olurda ölürsem bir gün
Anlat cennete olan aşkımın beni cehenneme sürükleyişini
Sen özüm ol
Güneşe uzattığım ellerime kına diye közlerin yakılışını
Döşek diye uzandığım yerde kefenin biçilişini
Gerdanıma takılan siyah urganın ruhumu kördüğüm edişini
Yine de incitmeden solan gençliğin süt kokan sol memesini
Anlat Behrâm
Devrik cümlelerle belediğim bebek gülmelerinde saklı nehrin
yorgan altı yastık sevmelerini
Susma Behrâm
En çok da Ay'a olan sevdamın
3 bölümden oluşan
9 katmanlı hikayesini
Titre meden
ve tebessümler eşliğinde
Bilirsin Behrâm
En iyi sen bilirsin
içinde ben geçen kelimelerde dahi
bendeki beni zikrettiğimi
benlikten uzaklaşıp
Ben de hiçleştiğimi
Ahhh! Behrâm
Kaç harfim kaldı dokunabileceğim
Şiir şiir devirip
Ağıt ağıt zılgıt çekeceğim
Kaç gecem kaldı
Göğü seyredip
Sessizliğe yüz süreceğim
Kaç yaşım kaldı
İçin içim
diye diye gözlerimde pus edeceğim
Bilmiyorum
ve fakat
usul usul gidiyorum küskün olduğum diyârdan
Bu bir veda değil Behrâm
Öğrendiğim özlemleri
Sana emanet ediyorum
Tebessümü eksiltmeden














































