BEDEL
Ömrümce sabırla sana dairlikleri biriktirdim.
Duvar saati sarkacı sabrında seni seninle demledim.
Naftalin kokulu anıları, sandık özeninde istifledim.
Ayın firari olduğu koyu katran gecelerdeki,
Kesif yokluğunun üsaresini, imbikten süzerek,
Damıtılmış yalnızlığımı tekilce yaşadım.
Her lahzada aklımda beni bimar eden sen,
feraceni kostak kostak savuran azametinin,
Sekişinin seyrini, bir katre işveli nazar işmarının,
İhtimalini beyhude bekledim…
Hamdım yana yana piştim olgunlaştım.
Hüsnünün hüznünden süzülerek,
Rafine edilmiş ağuları içerek olgunlaştım…
Toroslardan ‘harab-ül Basra'ya uzanan avazımızın,
Bozlak türkülerine dönüşmesi ondandır…
Bizimkisi bozkırın kepir topraklarının,
Kelepir aşklarına hiç benzemiyordu…
***

















































