DENEME
Giriş Tarihi : 18-12-2025 14:45

Bambaşka Bir Tat / Ümmügülsüm Hasyıldırım

Ümmügülsüm Hasyıldırım -BAMBAŞKA BİR TAT

Bambaşka Bir Tat / Ümmügülsüm Hasyıldırım

BAMBAŞKA BİR TAT

Puslu bir bahar sabahı; güneş, sisleri delip penceremden içeri dolmuştu. Pencere kenarında yalnızlığıma eşlik eden çiçeklerin bayramı olmuştu bu ışık. Lavantaların kokusu sabahıma dolan oksijenin kokusuna yoğunluk katıyordu.

İçimde bir kuş durmadan kanat çırpıyor, elim ayağım karıncalanıyordu. Cam balkonumun karşılıklı iki yanı çiçeklerle doluydu. Penceremden görünen dışarıdaki yeşilliğin binbir tonunun hakim olduğu doğaya, onlar da eşlik ediyordu. O uyum ve ahenkle yüreğime dolan oksijenin bedenime verdiği enerjiyi, programım da destekliyordu doğrusu.

Bugün, sokak çocukları için hazırladığım projenin fizibilitesi yapılacaktı. Bu projeyle ödül almıştım ve bu ödül benim hayatımın önemli bir dönüm noktasıydı. Nihayetinde çocukluk hayalim gerçekleşiyordu. Hayalini kurduğum her şey bir bir olacaktı, inanıyordum.

Bugün gönlümde fırtına yüklü tatlı bir heyecan vardı. Şarkılar söylemek, esip gürleyip dans etmek, ayaklarımın ritmine kendimi bırakmak istiyordum. Dudaklarımda gayri ihtiyari "Bir ilkbahar sabahı" şarkısı ritim tuttu. Yavaşça kollarımı kaldırıp ayaklarımı şarkının ahengine bıraktım. Kuğu gibi süzülmeye başladım daracık yerde. Öyle heyecanlıydım ki...

Keyifle kahvaltımı yapıp dosyalarımı alarak çıktım yola. Beynimde binbir soruyla kalbim küt küt vardım bakanlığa. Her şey kusursuz olmalı ve proje gerçekleşmeliydi. Ruhumda çöreklenen acıya merhem olacaktım. Çocukluğumun özlemi vuslat bulacak, yalnızlığım sona erecektir.

Açlığın, yalnızlığın, kimsesizliğin üzerine sevgimi yorgan yapmak istiyordum. Evsizliğin kemiklerimi titreten soğuğunu kesmekti tek derdim. Hüzün rengi gözlerine bakıp gülümseme hediye etmek, yanaklarına sımsıcak bir öpücük kondurup kırılmış gönlüne merhem olmak istiyordum.

Toplantı odasına geçtiğimde elim ayağım buz kesmiş ve bütün bedenim de titriyordu. Sunum vakti gelince kalktım ayağa. Garip bir güç gelmişti bedenime. Bilgisayarımdan duvara yansıttığım görsellerle harika bir sunum yaptım. Projeyi pür dikkat dinleyen yetkililer beni ayakta alkışladılar. Uzun alkışlar projemin kabul olduğu anlamına geliyordu.

Bu müthiş projenin derhal hayata geçmesi gerektiği konusunda hemfikir olan bakanlık yetkililerinin yüzlerindeki tebessüm, gözlerimde tutuklu olan ve yüreğimdeki coşkunun nişanesi gözyaşlarımı bırakmama vesile oldu. Artık içimde müthiş bir huzur vardı. Çocukluğumun hayalleri gerçekleşiyordu. Toplantıdan sonra eve geçmek için arabama bindiğimde kanat takmış gibi hissediyordum. 

Küçücük bir çocuğun ruhuna dokunmak istiyordum. Ellerinden tutup öpmek, yanaklarını okşamak istiyordum. Bir yüze tebessüm bırakmanın hazzı, bambaşka bir tatmış onu anladım.

***


Editör: Nüzhet Ünlüer

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi