DENEME
Giriş Tarihi : 21-06-2026 19:27

Babalar Günü / Bilgi Şakar

Bilgi Şakar -BABALAR GÜNÜ 

Babalar Günü / Bilgi Şakar

BABALAR GÜNÜ 

Dünyaya gelen her çocuğun iki temel dayanağı vardır. Biri annesi ve bir diğeri de babasıdır. Dünyaya geldiğinde savunmasız ve korumasız olan insan, onu koruyacak ve sevecek olan iki kişiye emanet edilir. Çoğunlukla anneler her şeye rağmen çocuğunu sarıp sarmalarken babalar daha sonra babalık duygusunu öğrenirler. Hatta bazıları çocuğu olsa bile bu duyguyu hiç öğrenemeden bu dünyadan göçüp giderler.
Şöyle bir etrafımıza baktığımızda;
Çalışıp didinen her şeyini evi ve çocukları için harcayan babalar da var. Ne yazık ki çocuğun başını bir kere bile okşamamış babalar da…

Çocuğunu bir fazlalık, zarar ve kaşık düşmanı olarak gören babalar da.

Hayat arkadaşına ve çocuklarına dünyayı zindan eden babalar da.

Kız çocuklarını küçük yaşta başkalarına para karşılığı veren babalar da.

Kız olsun erkek olsun okuma hakkını elinden alan babalar olduğu gibi "Siz yeter ki okuyun ben ceketimi satar yine sizi okuturum." diyen babalar da var.

Kendi yapamadıklarını çocuklarından bekleyen ve onları bir cendereymiş gibi sıkan babalar da…
Asık suratlı, çatık kaşlı, sert, otoriter, evde sesiyle fırtınalar estiren babalar da var.

O gelince uyuma numarası yapan, zalimliğinden illallah dedirtmiş, evde istenmeyen babalar da var.

Evlenip giden kız çocuğunun ne yaşarsa yaşasın baba evine geri gelemeyeceğini haykıran insafsız babalar da var.

Dışarıda beyefendi evinde eli de dili de keskin, el iyisi babalar da var.

El alem ne der putuyla yaşayıp kendi egosundan ve o kabalığında asla ödün vermeyen babalar da var.

Oysaki baba deyince yüce bir dağ yahut bir çınar geliyor benim aklıma. 

Her şey o dağın eteklerinde güven içinde hisseder kendini. Yahut o çınar gibi kol kanat gerer dalına konmuş her kuşa. Öyle yücedir ki o dağ veya çınar başı göğe değer. 

Evet, çoğu zaman evden uzak olan dışarıda kalandır belki baba.

O eve geldiğinde yüzüne bir tebessüm yerleştirse başını okşasa, onu bekleyen minik yürekli çocuğun bir kere içtenlikle 
hal hatırırını sorsa çocukları da her akşam onun gelmesini coşkuyla bekleyecektir. Babasının sesiyle irkilmeyen korkmayan bilakis onun sesinde güven duymak bir çocuk için ne güzeldir.

Unutmayalım, dünyaya gelme sebebimiz anne ve babamız olabilir. Ama hiç kimse kimsenin sahibi değildir. Ve saygı da sevgi de ancak emekle kazanılır. Cocukların sizin yanınızda kalmasını bir mecburiyetle değil, sevgi bağıyla korumaya çalışın.

Babalık asla sertlik ve kabalık değildir. Daha çok bağırdığı için daha iyi baba olanı hiç görmedim. Babalık sevip korumakla çocuğu anlamakla olur. Babalar ve baba adayları bilseniz ki çocuğunuza bir kere içten sarılmanız, bir kere onun gözünün içine bakmanız, ben hep buradayım, koşulsuz olarak senin yanındayım demeniz, bir çocuk için ne kadar değerlidir. Eğer bir çocuk babasında o güven duygusunu almışsa kimseye eyvallah etmeyecek ve başarabilme gücünü içinde hissedecektir. Her ne hata yaparsa yapsın eve döndüğünde onu hatalarıyla kabul eden anne ve babasının olduğunu bilmesi onu güç verecektir. Asla kimsesiz hissetmeyecektir. 

Değerli babalar, duygularınızı anlatmaktan korkmayın. Duygularınızı anlattığınız için zayıf biri olmazsınız.

Çünkü duygularınızı anlatmadığımız zaman arada aşılması ve yıkılması güç duvarlar örülür. Birbirimizi anlamanın en önemli yolu iletişim kurmaktır, birbirimizi dinlemektir.

Ve inanın bana, hiç kimse yüzüne bakarak onu sevdiğimizi anlayamaz. Cümlelere dökülmeyen, davranışlarlarla  gösterilmeyen hiçbir sevgi, sevgi değildir. Sevgide cimri olmayın. 

Elleri nasırlı babalar, 

Çocuğunun büyüdüğünü göremeyen şehit babalar,

Evladına doyamadan toprağa vermiş bağrı yanık babalar,

Ve her akşam çocuklarına kavuşabilen, 
Onlara masallar, hikayeler anlatan, evladının bir tel saçına kıyamayan, gönüllüleri şefkat ve merhamet yüklü babalar…

Babalar gününüz kutlu olsun.

***


Editör: Deniz İmre

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi