ANADOLU'M
Gün geceye gebe kaldı
Nadasa bırakılmış tarlalar
Tohuma hasret hüzünlü
Toprak ayrık otlarına esir
Pulluklar bir köşede yalnız.
Hani yer yer gelinciklerde
Ağıtlı bir sallanışta rüzgarda
Çobanın değneyi kırılmış
Kavalı susmuş, çomar ihtiyar
Sürüden eser kalmamış
Bozkır derin bir sessizlikte.
Medeniyet gelmiş ama
Iskalamış toprağın ruhunu
Küsmüş toprak çatlamış
Sese hasret meleyen koyuna
Gecenin ayazında kaval sesine
Sevgiye hasret ya toprak!
Ne melun medeniyetmiş
Heryeri kapladı buz gibi beton
Dizimi koysam sakat bırakır
Hissiz ruhsuz kalıplaşmış betonlar.
Kaval geceye isyan, gündüze küsmüş
Çoban atmış değneğini
Yılkı atı gibi vurmuş kendini dağlara
Toprak suskun
Pulluk küsmüş
Çoban yitik
Ayrık otları palazlanmış
Türküler çapa yapmıyor toprağa.
Debelen silkin Anadolu"m hasret ya!
Türkülere
Toprağın
Altında yatan atan
Hasret ya
Harmanlara.



























































