ALLAH'IM ONLARA YARDIM ET!
“Allah’ım onlara yardım et!” diye tam da onlara dualar ederken, gözlerime inanamadım...
Dünyanın birçok ülkesindeki din kardeşlerimize akla hayale gelmedik zulümler yapan ve sosyal medyadan tanıdığımız o zalim askerler, dillerini bilmediğim için anlayamadığım ama korkunç bağırışlarla ve ellerinde kocaman silahlarla bir anda odamızın içine daldılar.
Eşimin elinin üstündeki çok büyük sayılmayacak kesik izini görünce, onlara karşı bir çatışmada daha önce yer almış olduğunu düşündüler herhalde ki, bağırarak eşimin üstüne çullanıp onu kıskıvrak yakaladılar.
İnanılır gibi değildi…
Ta İsrail’den gelmiş olan o askerlerin, kanlı postallarıyla evimizin orta yerinde ne işleri vardı?
Bu olayın şoku ile dizlerimin üstüne çöktüm ve eşime çaresizlikle bakarken dualar etmeye başladım. Dua ettiğimi gören askerler bana da bağırmaya ve beni de tartaklamaya başladılar.
Eşim o sırada, elleri kolları bağlanmış şekilde, kaçamak bakışlarla askerin arasından bana bakıyordu. Gözlerindeki çaresizlikten, dudaklarımı dahi kıpırdatmamamı, bir Müslüman gibi ellerimi açarak dua edip onları iyice hiddetlendirmemi ima ettiğini anladım.
Odanın diğer bir kenarında ise, gözleri görmeyen kayınvalidem vardı. O an; “Bu zalimler, gözleri görmeyen bir yaşlı kadına da eziyet ederler mi acaba?” diye endişelendim.
“Tüm bu olanlara hala inanamıyorum” diye düşünürken, daha birkaç yıl önce dünyanın öteki ucundaki Çin’de başlayan ve; “Bize ulaşmaz, bize dokunmayan yılan sokmaz” dediğimiz COVİD 19 virüsü aklıma geldi.
İşte, o uzaklardan seyrettiğimiz belalar, musibetler; şu an evimizin tam da orta yerinde bizi esir alarak canımızı, malımızı ve inancımızı yok etmekle tehdit ediyordu.
Ve biz ummadığımız anda, bizden fersah fersah uzak gördüğümüz insanların ve din kardeşlerimizin korkularını aynı şekilde yaşıyorduk.
Başına gelmeden, yaşamadan anlaşılmıyormuş. Bizzat yaşamadan, yürekten hissedilmiyormuş öylesine ettiğimiz dualar...
Yüreğim ağzımda, kalbim sıkışarak kan, ter içinde uyandım..
Meğerse rüyaymış evimin içinde yaşadığımı zannettiğim o anlar…
Dışarıda ayaz, ben sıcak yatağımdayken şükredemedim. Aksine büyük bir mahcubiyetle ağladım, ağladım...
Bir avuç hakiki Müslüman,
Ta hüzün yıllarından sözde uzay çağımıza hatırat kalan.
Allah'ım iliklerimize işleyen çaresizlikle haykırıyoruz Sana
Allah’ım onlara yardım et!
Allah’ım!
Dini, dili, ırkı, rengi fark etmeksizin, zülüm altında kalan tüm insanlığa yardım et!













































