ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 10-09-2022 03:23

Acı...

Yazan: Nevin Bahtışen - ACI

Acı...

ACI

Yine daldı gözlerim, bu zamansız dalgınlıklar hayır olsun. Bakıyorum da karnım baya büyüdü, biraz sabret sende, bende kurtulucaz; sana, kokuna kavuşacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum yavrum. Gece gibi çöken bu hayat, adeta boğazımı sıkıyor, nefessiz kalıyorum. Sana bir şey olacak diye korkuyorum.

Hiç akşam olsun istemiyorum, elimde olsa güneşi tepede asılı tutarım. Kocam olacak adam gelir yaylana yaylana, geceye, aya ve yıldıza düşman kesildim senin yüzünden Hilmi. Şu halime bak, biraz daha ucuz olsun diye uzakta ki marketten taşıyorum yiyeceklerimizi. Mendebur kocam da rızkımızı içkiye veriyor, çocuğumuzu, bizi düşünsen böyle davranmazsın. Zıkkımın kökünü ye, aldığım her şeyi içki masasında yiyorsun.

Şu poşetleri masanın üzerine bırakıp önce bir su içeyim dilim, damağım kurudu. İyi ki sokaklarımız düz de yoksa vay halime, anam ağlardı. 

Akşam, sayıklar artık içki masasında, taklit yeteneğim de yok; tam taklidi yapılacak insansın Hilmi. Masa boşalmış nerde benim mezem, hık edip masanın üzerine sarkarsın. Sallanan topaç gibi gözlerini çevire çevire, başın bir yandan bir yana devrilir gibi doğrulursun.

Allahsız, çöreklendi hayatıma, kurtulmak ne mümkün. Benim neyim var, dünya güzeli olmasamda,hiç de fena sayılmam. Diğer kadınlara harcadığın parayı, bana harcasan bak gör o zaman, dünya güzeli neredeymiş. Bütün pisliğini ben çekiyorum, sefasını başkası sürüyor. Kimsesizlik çok zor, senden kurtulmak isterim ama doğuma az kaldı, bebek varken nasıl çalışırım.

Daha güzel günlerde büyütmek istiyorum çocuğumu, sabahı aydınlatan güneş gibi hayatım aydınlansın istiyorum. Çocuğumun gülüşüyle, gözlerimde menevişler oynasın istiyorum. 

Ben sızıp kalsa yatırsam diye bekliyorum, o yılan gibi tıslamaya başladı, sivri dilin kopsun inşallah. Neymiş, nereye kaybolmuşum, elimde olsa hepten kaybolup gidicem de vicdanım izin vermiyor.

Doğum için çantamı hazırladım. Bebeğime aldıklarımı kaç defa giydirip çıkarıyorum hayalimde.
Aman benim güzel kızıma her şey güzel yakışıyor diyorum, pembe zıbını alıyorum, bu kolunu da giydin mi tamam diyorum.

Kışa patik lazım olur, bak tekini ördüm bile, sağlıklı günlerde giyersin inşallah kızım. Şurada kıvrılıp otururken bile seninle dolduruyorum dünyamı.

Elleri kopasıca, neymiş beyefendiyle ilgilenmiyormuşum. Bunun için hamile kadına vurulur mu? Bana uzanan eli gördüm, sonra sonra çakan şimşekleri. Saçlarının bukleleri için ölürüm diyen, bukleli saçlarımdan tuttuğunu sürüyerek yere çarptığını anımsıyorum. Ayıldığımda, konuşamadığım şiş dudaklarımı, kan revan içinde ellerim ve yüzüm. Badem gözlüm dediği gözleri birer şiş öbeği yapmış. Acı içinde inliyorum.

Hepsi iyileşir geçerde bu kan neyin nesi, olamaz! Çocuğum, kızım!..Artan sancım. Hilmi! Hilmi, gözü kör olasıca sızmış, şimdi değil, daha önce sızman gerekiyordu.

Çocuğumun mezarının başında yemin ettim, Hilmi senide ben hayatımda yaşatmam, son aldığın nefes benimle…artık seninle yaşamak haram bana, benim için sen öldün.

Keşke çocuğumu benden koparmadan, senden kurtulsaydım… kızım, çocuğum…zıbınların…patiğinin teki kaldı elimde.

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi