ZÜHRE
İncinmişiz işte yaralı
Kimi tutsan elinden!
Kanar bir yanı.
Gece herkes yürek yangını.
Yoksul kiminin yüreği,
Kimi sevda arsızı…
Hüzün bulaşır yürüdüğümüz yollarda.
Vurulmuş gülüşlerimiz sırtından kederle….
Ah rastlasam yaralı bir şaire!
Saklamış günde kendini,
Gece aslan yüreği.
Kanatlarından vazgeçmedi mi melekler?
Zühre uğruna!
Sevdaya baş koyduysak eğer;
Şiirlere sarmak yetmez hasreti!
Ama yürek gerek sevmeye.
Kavgaya girer gibi yani.
Ne kadar dövülsek de yeniden
Direnmeli barikatlara tek başına.
Yahut;
Vazgeçmeli sancıları sevmekten.
İncitmeden sevdiğini..
Vazgeçmeli kendinden!
Bilirim çekip almaz ellerin.
Hadi sakla düşleri…
Kendi düşünün sanrısında sarhoş,
Mısraların ardına!
Aysızsa gece, Zühre vurmuştur şavkına!
Hüzün eser rüzgâr
Mısra mısra yağar, yaşanmış aşklar!
Sen hasrete yanar ağlarsın!!!
ZÜHRE YILDIZI'NIN HİKÂYESİ
Bir zamanlar Babil’de, hırs talandan usanan melekler; Allah'ın huzuruna çıkıp durumu anlatmış ve düzeltmek istediklerini söylemiş. Allah, hırs ve nefsin insanlara mahsus olduğunu söylemiş ama iki melek Harut ile Marut, bu karışıklığı düzeltmeye niyetliymiş. Allah her ikisini de dünyaya göndermiş, bir süre her şey çok iyi gitmiş. Ama Allah onları sınamak için Zühre adında bir kadın yollamış. Öyle aşık olmuşlar ki kanatlarından ve melek olmaktan vazgeçmişler; Zühre'nin güzelliği karşısında.
Allah, melekleri cezalandırıp başaşağı bir kuyuda dünyada bırakmış. Zühre’yi ise çekip göğe almış. O gün bugün göğün en parlak yıldızı, Zühre. Ve baktığınız her kuyuda melekler ve yıldızların şavkı dolaşır.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
Editör : Seher Uslu










































