DENEME
Giriş Tarihi : 13-08-2022 06:12   Güncelleme : 17-08-2022 00:37

Zat-ı Muhteremler

Yazan: Aylin Özgür - ZAT-I MUHTEREMLER

Zat-ı Muhteremler

ZAT-I MUHTEREMLER...

Dünya artık başka dünya,
elinde bir demet papatya, 
yanında bir kaç kitap, 
ruhunla ve umutlarınla birlikte terk edip gitmek gerek uzaklara…

Belki terkedilmiş sahipsiz bir adaya,
Belki de kimsenin bilmediği bir kanyona… 
Durmadan, milletin içinde biriktirdiği kini, 
başkalarının acılarını diline dolamasını,
kimsenin mutluluğu ile mutlu olamayanların,
bir kitap açıp okumayanın… 

Bol ahkam kesenin…
 “Her şeyi ben bilirim.” diyenlerin…
İnsanları eşya gibi kullananların, yanında yaşanmıyor!
Güzelleştirmek istedikçe, saçma cümleler, olgunlaşmamış karakterleri eğitmeye uğraşmak boşuna… 
Emeğe saygı duymayıp, en iyi, en güzel ben yaparım, bilirim…
Acıyı betimlemeye boğup, hissetmeden, fıkra gibi anlatanların zamanında... 
Mutluluk, saçmalıktan başka bir şey değil deyip, insanların umutlarını kıranların dünyasından bıktık!

Sahi, yarın kimin acısıyla ve derdiyle gününüzü dolduracaksınız? 
Sizin doğrunuzu herkes benimseyip tek doğru bu demeli... Değil mi? 
Size göre herkes yanlış, herkes defolu, herkes kusurlu…
Ne yapsak madalya mı taksak, plaket mi versek size? 
İnsan olmayı başaramayan ama onun bunun hayatında doğru ve yanlış avına çıkmış ey zat-ı muhteremler, hayatınıza baksanıza siz! 
Çok mu renksiz? Hata avıyla mı mutlu oluyorsunuz? 
Sabit fikirleriniz ve sığ düşüncelerinizde kaybolmuşsunuz. 
Keşke yarın bulsanız kayıp olan sizi, kendinizi! 

Mutsuz anlarınıza keşke suçlu aramasanız! 
Her daim bir umut vardır…

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi