YOLA DEVAM
Ah!
Ben hep demiyor muyum,
Geçmişi bırak önüne bak diye.
Dert etme hiçbir şeyi.
Nedir bu yaşamla ölüm arasında gidip gelmeler,
Zaten öyle de böyle de geçiyor zaman.
Yapma ihtiyar yapma bunu kendine.
İlkbahar canlanış ecel sonbahar.
Bir yaprak bile tutunmaya çalışırken dalında,
Senin nedir bu kadar acelen,
Neden öldürmek istiyorsun içindeki çocuğu,
Bırak onu biraz rahat bırak.
Bak göreceksin herşey farklı olacak.
Erimek mi istiyorsun güneşin kızgın sıcağıyla,
Islanmak mı istiyorsun yağan yağmurda,
Üşümek mi karda tipi boranda,
Seni kim iyi tanıyabilir senden başka,
Unutma ki biz de çocuk olduk bir zamanlar.
Anne sıcaklığı kokusu ısıttı yüreğimizi.
Ama ne sevgi eşi benzeri yok ki onun gibi.
Şimdi yoruldun mu, otur soluklan biraz,
Bir ağaç gölgesinde daya sırtını derin bir nefes al.
Daha farklı bakacaksın o zaman.
Kim kalmış ki bu dünyada,
O kadar acele etme sıranı bekle.
Sevdiklerinle ol tadını çıkar.
Sar sarmala fırsat ver onlara da.
Bırak dağ olsunlar, bağ olsunlar sana.
Varsın ihtiyar desinler seni sevdiklerin de.
Acınma kızma ne var bunda,
Az şey mi gördün, bunca zamana kadar,
Ayaklı ansiklopedi gibisin.
Çevir çevir oku o derece yani.
Bak ihtiyar geri dönüş yok bu hayatta.
Ona göre ayağını denk al.
Bir ayağım çıkurda diye,
Vazgeçme nefes almaktan.
Kendine bir iyilik yap, sat anasını dünyanın.
Sen ondan korkma o senden korksun.
Bak Allah şahit,
Sabah ezanı okunuyor şimdi
Rabb'ime ayan.
Sen ne sevdalar görmüşsündür,
Ne canlar yakmışsındır bir zamanlar,
Keşke eskide kalsaydık hep.
Çocukluğumuzdaki gibi.
Bakkaldan gazoz alıp içine lebleli doldursaydık.
Yakan top, istop,
Saklanmaç, körebe
Dokuz taş oynasaydık.
Hadi be ihtiyar yeter bu kadar mola
Yola devam...
***















































