UMARSIZ
Ah duysan, bir duysan yüreğimin iniltilerini
Sanki Fırat taşacak yatağından
Ve Ağrı’nın doruğu çökecek omuzlarıma
Sakın duyma
Anlatsam, Erciyes’in bağrında açar bir kardelen
Kapanır yüzyıllık yaralarım
Sussan Dicle kabarır, köylerimi yutar
Sakın susma
Ha zincire vurulmak
Ha Kerbela çölünde susuz kalmak
Ha gözlerinden ayrı yaşamak, ikisi de zindan
Bütün taş kesilmiş geceleri çözecek sesindir
Sakın söyleme
Bir iz gelse yolundan
Rüzgâr gibi düşerim Torosların eteğine
Bir turna olup uçar, obana konarım
Sakın düşleme
Gideli, kaldım sahipsiz yayla gibi
Çobanı kaybolmuş sürü, sesi kısılmış kavalım
Dönmesen umarsız kalır, kururum
Sakın dönme
Ve işte dağlar, taşlar, gökler şahidim olsun
Ne göz ne söz ne haber istemiyorum
Bozkırın ortasında yankıyla haykırıyorum
Sakın duyma
***














































